Hatırla Sevgili
İki büyük cenaze töreninin ardından cuma gecesi atv'deki 'Hatırla Sevgili'
dizisiyle hüzünlendik.
27 Mayıs ihtilalinde yaşanan trajik olaylar; çocuklukları Büyükada'da geçmiş
Demokrat Partili ve CHP'li iki aile çevresinde simgeleşen Türkiye'nin
1950-60'lı yıllardaki 'cepheleşme' serüveni, platonik bir aşk öyküsü
etrafında başarıyla ekrana getiriliyor.
Bayar-Menderes dönemini anlatan onca belgesel ve kitaptan çok daha güçlü
bir sinema dili yaratmış Tomris Giritlioğlu projeyi televizyona taşırken.
Adadaki yaşam, ilk gençlik aşkları, siyaseten bölünmüş ailelerin çocuklarına
taşıdığı mutsuzluk. Önyargıların, politik kaygıların aklın önüne geçmesi,
farklı siyasi görüşlerin birbirine düşmanlığı. Kapısının önünde nöbet
bekleyen askere 'Bu Mehmetçik mi bize karşı ihtilal yapacak?' diye soran Başbakan'ın
çaresizliği.
Son bölümde 'idam' kararlarını izledik.
Darbelerin adaleti yoktur!
Seçimle gelenler Yassıada'da yargılandılar. Ve 'Anayasayı ihlal' suçundan
15'i hakkında idam kararı çıktı.
Celal Bayar ve arkadaşlarının, Milli Birlik Komitesi'nin 'onay' kararını
beklerken hücrede yaptıkları yoklama tüyler ürperticiydi. Ses vermeyen,
darağacına gidiyordu.
2007 Türkiye'sinde '27 Mayıs'ın adaleti'ni hüzünle izliyoruz.
İhtilal yapılmasa 1961'de seçime gidilecekti.
Darbeyi yapanlar, eski başbakan Menderes ve 2 bakanını astılar!
12 Mart ve 12 Eylül'de de benzer süreçler yaşandı.
1971'de Deniz Gezmiş'lerin yaşamına kıyıldı; 1980 askeri darbesinde
'Asmayalım da besleyelim mi?' mantığıyla çok kan döküldü.
Türkiye 1960-70'li yılları 'cepheleşme travması' altında geçirdi.
2000'li yıllarda artık demokrasi, özgürlük ve barış içinde yaşayacağımızı
düşünürken yeni bir şiddet dalgası toplumu kuşatıyor. Etnik kimlikler,
inanç ve değerler üzerinden yeni ayrışmalar, bölünmeler yaşanıyor. Türkiye'nin
bütünlüğünü tehlikede (!) gören kimi milliyetçi çevreler, radikal İslamcı
yükselişi, Kürt sorununu, Ermeni soykırımı tartışmalarını gerekçe göstererek
çeteleşiyor, silaha sarılıyorlar. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler
gibi iki önemli siyasi gündemle karşı karşıya olan Türkiye, 2007 başında
'kaos'a itiliyor.
'Hatırla Sevgili' dizisini böyle bir ortamda izlemek son derece öğretici.
Çünkü birbirimizi anlamak yerine, siyasi farklılaşmaları uzlaşmazlıklara,
düşmanlıklara dönüştürmenin bedelini toplumca ödüyoruz. O izler yıllarca
silinmiyor.
Hrant Dink'in ve İsmail Cem'in cenaze törenlerindeki duyarlılığı doğru
okumalıyız.
Demokrasi, barış ve özgürlüklere sıkıca sarılmalıyız.