Nazlı ILICAK 12.12.2006 TAKVİM

ATV'de "Hatırla Sevgili" isimli diziyi bilmem takip ediyor musunuz? Demokrat Parti iktidarının son ayları... Tahkikat Komisyonu kurulmuş; bazı gazeteciler hapse atılıyor... demokrasinin raydan çıktığı gerekçesiyle üniversite talebesi sokağa dökülmüş...
CHP ve DP arasındaki derin kutuplaşmanın doğurduğu siyasi görüş ayrılıkları, seven gönülleri de birbirinden koparıyor. Dizi, yeniden 27 Mayıs darbesini düşünmeme vesile oldu. Çok partili demokrasiye geçmemizden sonra işlenen "ilk günah"tı bu darbe. Ve ister istemez başkaları onu takip etti: 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat...
Her dönemde, işler biraz sarpa sarınca "asker müdahale etsin" diyenler vardı. Türk Silâhlı Kuvvetleri de, hiç değilse bir kısım vatandaşın bu talebinden güç alıyor, "meşruiyetini kaybeden (!) bir iktidara karşı, Türk milleti adına" yönetime el koyuyordu. "Hatırla Sevgili" dizisinde CHP'li ailenin bir üyesi olan Sevim gazeteci...
sütununda adeta bir "ihtilâl beyannamesi" kaleme alıyor; askeri göreve çağırıyor. Her dönemde gördüğümüz türden bir basın mensubu Sevim... Çok şükür artık, birkaç istisna dışında, böyle insanlara pek rastlanmıyor. Askerin müdahalesi, bugünkü şartlarda genelde hoş karşılanmıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt bunun farkına varabilse, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e o konuşmayı yapmazdı:
"Ben de diyorum ki, resmi görüşümüz alınmadı. Bir toplantıdaydım. Döndüğümde televizyondan öğrendim. Sorsalardı şunu söylerdik: Bu devletin resmi görüşünden sapmadır."


***
Nazlı ILICAK 12.12.2006 TAKVİM

aktüel dergisinden alıntı

Beşinci Ve Altıncı Bölümden Sıcak Diyaloglar...

Necdet: Şimdi ne yapalım? Satranç oynar mısın?
Yasemin: Oynarım.
Necdet: Bu gece bize uyku yok anlaşıldı.

Rıza: Şevkeet... Yeter sus artık.
Şevket: Susmuyorum. Yeteri kadar sustum. Sen de o diktatörün oyuncaklarından birisin. Bunu nasıl içine sindiriyorsun? Yatağında nasıl rahatça uyuyorsun?

Şevket: Bir an kucağımda kardeşimin cansız bedenini taşıdığımı sandım. Ama ona bir şey olursa iki elim yakanızda olur bilesin Rıza. Bütün dünyaya rezil ederim sizi. Bu ülkede olanları bir bir anlatırım... Beni assanız da kesseniz de yaparım...
Rıza: Sevim'in yüzü suyu hürmetine susuyorum, yoksa...

Nezahat: Babana kızma. Anlamaya çalış... Neler oldu Ahmet'in ailesiyle aramızda unuttun mu?
Yasemin: En çok niçin üzüldüm biliyor musun? Bu yaz aşkı hemen bitmeli dedi. Yaz aşkı dedi anne... Halbuki bizim niyetimiz ne kadar ciddi bir bilse.

Rıza: Onu görmeni kesinlikle yasaklıyorum. Bir daha tekerrür ederse okula da gidemezsin bilmiş ol.
Yasemin: Bunu sahiden yapar mısın?
Rıza: Yaparım. Çünkü başka türlü sana sözümü geçiremiyorum.
Yasemin: Sözünü böyle mi geçireceksin baba? Yasaklar koyarak mı? O zaman sizin için söylenenler doğru demek. Haksız yere insanlara yasaklar getiriyorsunuz. Herşey istediğiniz gibi olsun diye... Bunun adına da demokrasi diyorsunuz...
Nezahat: Rıza! N'apıyorsun?

aktüel dergisinden alıntı

Asılma sahnesi çekilecek mi?

Dizinin senaristi Nilgün Öneş, daha önce "Süper Baba", "İkinci Bahar" ve "Biz Size Âşık Olduk" gibi başarılı dizilere imza atmıştı. İlk kez bir dönem dizisi yazan Öneş sorularımızı yanıtladı:

- "Hatırla Sevgili" aşk dizisi mi, yoksa siyasi mi?
Aşk daha ön planda. Çünkü hikâyenin cazibesi orada. Kimsenin siyasi bir hikâye dinleyebileceğini düşünmüyorum. Bunun için zaten belgeseller var. Biz bir drama yapıyoruz. Bu yüzden biraz o dönemin duygusal hayatını da anlatmaya çalışıyorum. O dönemin aşkları, bugünden çok farklı olan sosyal hayatı... Bunu bir aşk hikâyesi çerçevesinde verebilmek çok daha kolay ve çekici.
- İhtilal bölümünü ne zaman izleyeceğiz?
Altıncı bölümde.
- Nasıl ele aldınız olayları, neler göreceğiz?
Her iki aileyi de çok yakından ilgilendirdiği için bayağı içerden, çok can yakıcı bir şekilde göreceğiz.
- En can alıcı sahne, Menderes'in asılma sahnesi olacaktır herhalde?
O konuda henüz verilmiş bir karar yok, belki belgesel görüntüleri kullanacağız.
- Asılma sahnesini izleyenler ne düşünecekler sizce? "İyi oldu" mu denecek yoksa "Yazık oldu" mu?
İyi oldu deneceğini zannetmiyorum. İdamın tartışıldığı bir ortamda idamı onaylıyor olmak doğru değil. Öyle umut ediyorum tabii.

SAVAH - MELİS D. ÇALAPKULU -  11 kasım...

Hatırla Sevgili'nin hatırlattıkları

Menderes döneminde geçen Hatırla Sevgili adlı dizi, o yılların zarafetini ve modern yaşam tarzını da hatırlatıyor. Şık şapkalar, puantiyeli elbiseler, kulüp gezmeleri, Elvis... İşte 50'li ve 60'lı yıllardan yaşam manzaraları.


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer

Adnan Menderes döneminde geçen Hatırla Sevgilidizisinden yola çıkıp, 50'li yılların sonuyla 60'lı yılların yaşam tarzına, giyim kuşamına göz attık. Karşımıza modern bir Türkiye tablosu çıktı.

Geçtiğimiz salı akşamı atv'de başlayan ve Adnan Menderes döneminde geçen Hatırla Sevgili adlı diziyi izlerken kıyafetler, saçlar, dinlenen müzikler dikkatimizi çekti. Ve 1959 yılından başlayıp 60'lara uzanan bu diziden yola çıkarak, dönemin kültürünü, trendlerini, yaşayışını incelemek istedik. Önce SABAH gazetesi baş yazarı Mehmet Barlas, o yılların cemiyet hayatına dair bazı ilginç bilgileri bizimle paylaştı. Örneğin Barlas'ın söylediğine göre dönemin en gözde siyasetçi hanımları Harika Yardımcı ile İhsan Çavuşoğlu'ydu. En ünlü terzileri ise Terzi Mualla ile Lütfiye Arıbal. 1960 yılının en görkemli sosyetik olayı Hilton'un açılışı. Hiltonların varisi Nick Hilton, aktrist sevgilisi Terry Moore'la açılışa katılmış ve fotoğrafçı İlhan Demirel'in çektiği Moore'un fotoğrafı o yılların en büyük frikiği olmuş. Dönemin varlıklı aileleri arasında Koçlar, Nemlizadeler ve İparlar var. Çapkın bir armatör olan Ali İpar, Türkiye'den uluslararası sosyeteye giren ilk isim mesela.


İNCECİK BELLER

Hatırla Sevgili'nin çekimlerine başlamadan önce o yılların yaşantısıyla ilgili sıkı araştırma yaptıklarını söyleyen proje tasarımcısı Tomris Giritlioğlu; eski siyasetçi ve yazar Yılmaz Karakoyunlu, gazeteci Can Dündar ve Bilgi Üniversitesi sosyoloji bölümü öğretim görevlisi Ferhat Kentel'in de proje danışmanı olarak kendilerini bilgilendirdiklerini belirtiyor. Dizinin sanat yönetmeni Nilüfer Ayşe Çamur da çeşitli arşivlerden yararlanarak ciddi bir araştırma yapmış. Çamur'dan; dönemin kıyafet, saç ve makyaj modasına ilişkin bilgi aldık. Takip edilen ünlü isimleri ve insanların ne gibi etkinliklerle ilgilendiklerini de Yılmaz Karakoyunlu'dan öğrendik. İşin kadınları ilgilendiren kısmından başlayacak olursak, öncelikle incecik bellerden ve derin göğüs dekoltelerinden bahsetmemiz lazım. O yıllarda ince bel o kadar önemli ki, kadınlar içlerine her zaman korse giyiyor ve bir süre sonra vücutları ona göre şekil almaya başlıyor. Bele oturan, kabarık etekli elbiseler giyiliyor genellikle. Hatta kabarıklığı daim kılmak için elbiselerde tarlatan (elbiselere sertlik veren bir tür kumaş) da kullanılıyor. Puantiye en moda desen. Göğüs dekolteleri ise şaşırtacak kadar modern. Öyle ki kadınlar takıya bile gerek duymuyorlar o dönemde. En önemli aksesuarları olan dekoltelerini kapatmasın diye, kolye bile takmıyorlar. Ayakkabıda en popüler model babetler. Sigaret pantolonlar da çok moda. Aslında genel olarak kadının bütün zarif bölgelerini ortaya çıkartan kıyafetler tercih ediliyor. Etekler 'Channel boy' denilen, diz kapağının hemen altında biten boyda. Tayyörler de bele oturuyor ve göğüsleri dik tutan sutyenler tercih ediliyor. Mayoların alt kısımları mini şortları andırıyor, desenleri de genellikle çiçekli veya geometrik oluyor. Nilüfer Ayşe Çamur, kostüm seçerlerken bazı kıyafetlerin daha çok günümüz tarzını yansıttığını, bu yüzden yanlış anlaşılma olmaması için de onları elediklerini söylüyor. Aynı durumu dekor malzemelerinde de yaşadıklarını belirten Çamur, "Sanki gidip IKEA'dan alınmış gibiydiler," diyor. Saçlarda ise o yıllar mizample çok moda: Saçlar bigudilerle sarılıyor, birayla (Evet, bildiğimiz bira) sabitleniyor ve kalıp gibi görünüyor. Tepeler de krapeli. Saç boyları ise genellikle omzun hemen üstüne gelecek şekilde kısa. Makyajda gözler öne çıkartılıyor. Eye liner sürülüyor, takma kirpikler takılıyor. Ruj renkleri ise pembe ya da kırmızı. Hem giyim kuşamda hem de saç ve makyajda örnek alınan en önemli iki isim Jacqueline Kennedy ile Brigitte Bardot. Erkeklerse saçlarını genellikle albatros modeli kestiriyor. Yani ense ve kulak arkası kısa, üstler uzun. Ve saçlar briyantinlenip geriye doğru taranıyor.




Jüpon, Elvis, muhallebici...

Yılmaz Karakoyunlu da o dönem kadınların evaze etekler giydiklerini ve içlerinde de en az iki jüpon olduğunu belirtiyor. Elvis, gençlerin en çok dinlediği ve hayran olduğu isim. Danslarda da Rock'n Roll, ardından twist ve mambo revaçta. İnsanlar sayfiye yeri olarak Kadıköy ve çevresine, ayrıca Adalar'a gidiyor. Gençler akşamları arkadaşlarıyla çıkıp açık hava sinemalarına, ardından da pastane ve muhallebicilere gidiyorlar. Mandolinden sonra gitara geçenler var. Kendi aralarında çalıp söylüyorlar ama orkestra oluşturup müzik yarışmalarına katılanlar da var.

DÖNEMİN ÖNEMLİ SİMALARI
Kim Novak, Ava Gardner, Elizabeth Taylor, Robert Taylor, Burt Lancester, Victoria Gasmann, Gina Lollo Brigitta gibi aktrist ve aktörler çok ünlü. En sevilen film türlerinden biri ise Western. Cahide Sonku, Oya Sensev, Nesiha Yelda, Fikret Hakan, Suavi Tedü, Talat Artemel, Sami Ayanoğlu, Behzat Budak, Hadi Hün, Jean Mahfi Ayral gibi isimler ise dönemin yerli ünlülerinden. O dönem insanlar hem sinemayı hem de tiyatroyu çok yakından takip ediyor. Üniversite ve lise öğrencileri, entellektüel anlamda kendilerini geliştirebilmek için şiir matinelerine gidiyorlar. Dönemin çok önemli motiflerinden biri de rakkaseler. Nana, Semiramis, İnci Birol, Özcan Tekgül, Aysel Tanju en sevilen rakkaseler. Gazinolarda Perihan Altındağ Sözeri, Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla Targan, Müzeyyen Senar Işıl, Sabite Tur Gülerman gibi önemli sanatçılar sahne alıyor. Yılmaz Karakoyunlu, o dönemde sahne alan bu kadın sanatçıların, eşlerinin soyadıyla birlikte kendi soyadlarını da kullandıklarına dikkat çekiyor. Dönemin en popüler kadın romancıları arasındaysa Mükerrem Kamil Su ve Muazzez Tahsin Berkant yer alıyor.


MİLLİYET - 09 kasım 2006 Sina Koloğlu

İki başarılı dizi


BU kadar çok dizi olur mu diyenlerden biri olarak yanıldığımı gördüm. Salı akşamı, iki yeni dizi başladı. "Binbir Gece" ve "Hatırla Sevgili". Ben ikisinden de keyif aldım.
* * *
"Binbir Gece"nin konusu aslında bildik. Lösemili çocuk, tek başına kalmış bir anne, tedavi için para bulmak için uğraşıyor. Bunlar artık ciklet olmuş konular. Ama işte, oyunculuk ve senaryonun bu ciklete verdiği tad. Bir nevi "Aliye" ekibinin işi. Yönetmen Kudret Sabancı ve başrolde Halit Ergenç var. Tardu Flordun tam oturmuş rolüne. Bergüzer Korel, Metin Çekmez ve diğer tüm roller hepsi yerli yerinde. Bir ismi sona sakladım. Evliyaoğlu ailesinin annesi Nadide Evliyaoğlu rolündeki Tomris İnceer. Bu usta oyuncu kelimenen tam anlamı ile döktürüyor. Ben ilk bölümü zevkle izledim. Bundan böyle umarım ilerleyen bölümlerde de aynı performans (özellikle senaryoda tabii ki)sürdürülür.
* * *
"BİNBİR Gece"nin müziği Kıraç'a ait. Kıraç'ın "Bir İstanbul Masalı"ndan sonra tutturduğu bir format var. Bu, dizide de devam ediyor. Görevini yapıyor. Dizinin anlam ve önemine uyan bir de Rimsi Korsakof'un Senfonik Suiti "Şehrazad"da arada çaktırmadan çalıp durdu.
* * *
"HATIRLA Sevgili"... Muhlis Sebahattin Ezgi'nin unutulmaz nihavend şarkısı. 1950'lerin İstanbulu'nun şarkısı. Beni oralara götürdü. Bir şekilde ucundan yakaladığım yıllar diyebilirim. Dizi de beni o yollara götürdü. Radyoda duruşmaları dinlerdim. Amcamın Yassıada Duruşmaları ile ilgili iki ciltlik kitabı vardı. Oradaki resimlere bakardım. Ben baktığımda idamların üzerinden çok geçmemişti. Altı ya da yedi yıl. Seyrederken bunlar şerit gibi geçti gözümün önünden. Modern bir Romeo - Juliet hikayesi olduğu söyleniyor dizi için. "Serseri" ve "Çapkın" dizilerinde kendini gösteren Okan Yalabık oynuyor ve pek de güzel pasta yapıyor. Bu işi öğrenmek için epey uğraşmış. Zaten öyle de olmalı. Necdet (Okan Yalabık) küçüklüğünden beri Yasemin'e aşık. Ah ne güzeldir ada aşkları. Çam ağaçlarının, fayton tıngırtılarının, sakin tepelerin ve tek katlı evlerin mis kokulu bahçelerinde geçen aşklar. Çalkantılı siyasi dönem ve aşkın iç içe geçtiği bu dizinin, ilk bölümde verdiği romantizm ve naiflik içinde devamını dilerim


Vatan Gazetesi Memet Güler'in yazısı (9 Kasım 2006)

Aliye’nin tahtına Binbir Gece oturdu
Bir ekran efsanesi olan Aliye’nin bitmesiyle, atv ve Kanal D, salı gecesinin liderliğini alabilmek için müthiş bir rekabete girdi. İki kanal da, her halleriyle üzerinde çok çalışılmış olduğu belli olan iki diziyi aynı saatte yayına sürdü. Atv’nin kozu Hatırla Sevgili, Türkiye’nin kritik dönemlerinden birini mercek altına almış.

İzleyicisine adeta bir belgesel lezzeti veren dizide, Adnan Menderes’in hayatından ve dönemin siyasi ortamından kesitler sunuluyor. Bir dönem dizisi olmasına karşın, gerek öyküsü, gerek oyuncuları ve gerekse titizlikle çekilmiş sahneleriyle gerçekten de iyi bir dizi Hatırla Sevgili.

Hüseyin Avni Danyal, Beren Saat ve Okan Yalabık da rollerinin hakkını vermiş. Kırık Kanatlar’da canlandırdığı Yüzbaşı Cemal karakteriyle beğeni toplayan ve bu projede yer alabilmek için Kırık Kanatlar’dan ayrılan Cansel Elçin ise, Hatırla Sevgili’deki rolüyle hayran kitlesini daha da artıracak gibi gözüküyor.

SABAH - 09/11/2006 - Yüksel Aytuğ

Salı sallanacak

EYVAH ki ne eyvah! Salı geceleri ekran karşısında şapşallaşacağız. Tenis maçı izler gibi, bir atv'ye bir Kanal D'ye bakacağız. Öyle iki muhteşem dizi başladı ki, ekran başındakiler zap manyağı oldu. Öncelikle atv'yi kutluyorum. Bir "dönem dizisi" olan Hatırla Sevgili'- ye yaptığı müthiş prodüksiyon yatırımı için. Uçaklar, otomobiller, kostümler neredeyse hiçbir hataya yer bırakmadan hazırlanmış. (Gözüme batan ufak tefek kıymıkları başka gün yazacağım.) Softlight ışık, diyaloglardaki hatasız dönem Türkçesi, göz yormayan, duru kamera kullanımı, basit ama akıcı kurgusuyla Hatırla Sevgili, benim gibi dünyaya geç geldiğine inanan ve 50'li yılların naif insan ilişkilerini, katıksız aşklarını özleyenler için çölde vaha gibi. Dönem dizilerinde artık tartışılmaz bir marka haline gelen Tomris Giritlioğlu yine mükemmel bir iş çıkarmış. Oyunculuklar ise birbiriyle yarışıyor. Beren Saat, Engin Şenkan ve Lale Mansur diğerlerinden yarım adım önde. Binbir Gece ise daha ilk bölümüyle izleyiciyi yüreğinden yakaladı. Ahlaksız Teklif ile Aliye karışımı ilk bölüm, dinamik anlatımı ve muhteşem oyunculuklarıyla ekran başındaki izleyiciye halat atıp, onları iskelesine bağladı. Halit Ergenç'in son sahnede yaptığı insanlık testini, sadece yüz mimikleriyle bir anlatışı vardı ki, bayıldım. Kurtlar Vadisi: Irak filminde oyunculuğuna hayran kaldığım Bergüzar Korel, beklentimi boşa çıkartmadı. Tardu Flordun, her rolün üstesinden gelebilecek yetenekte olduğunu bir kez daha gösterdi. Oyunculuğunu her zaman çok inandırıcı bulduğum Ceyda Düvenci de hiç paslanmamış. Ama ilk bölümün yıldızı babaanne Nadide rolündeki Tomris İncer'di. Hasta torununu bağrına bastığı sahne enfesti. Sözüm atv ve Kanal D yöneticilerine... Bu iki harika diziyi karşı karşıya getirmeyin. Şu kurak televizyon ikliminde testileri birbirine çarpıp, kırmak yerine, ekran başında "Suuu, suuuu" diye inleyenlerin boğazındaki ateşi birlikte söndürün.

SABAH - 7 kasım 2006 - Sabah gazetesi...

60'lı yılların Türkiye'sini anlatan 'Hatırla Sevgili' bu gece başlıyor

İstanbul'da, 1960'lı yıllarda yaşanan hüzünlü bir aşk... Ve dönemin Türkiye'sine ışık tutan bir hikâye... 'Hatırla Sevgili' ilk bölümüyle atv'de.

Kaliteli dizilerin değişmez adresi atv'den tutkuyla izleyeceğiniz bir yapım daha... 60'lı yıllarda, Türkiye siyasetinde yaşanan çalkantılı dönemi, dönemin başbakanı Adnan Menderes'in yaşamını ve karşıt görüşlü iki ailenin çocukları arasındaki aşkı anlatan "Hatırla Sevgili" bu akşam start alıyor. Deneyimli oyuncularla genç yetenekleri bir araya getiren dizinin ilk bölümünün konusu şöyle: Şevket ve Rıza, Büyükada'da karşılıklı evlerde oturan iki eski arkadaştır. Ancak farklı politik görüşleri onları birbirinden uzak düşürmüştür.

PLATONİK BİR AŞK
Şevket'in oğlu Ahmet, Lozan'daki tahsilini bitirip evine döner. Bu dönüşü ailesinden daha heyecanla bekleyen biri daha vardır. Rıza'nın kızı Yasemin... Genç kız Ahmet'e uzun zamandır platonik bir aşkla bağlıdır. Adadaki ünlü pastanenin sahibinin oğlu Necdet ise Yasemin'in Ahmet'e olan duygularından habersizdir. Yıllardır onunla ilgili gizli hayaller kurmaktadır. Yasemin büyük sırrını yakın arkadaşı, aynı zamanda Necdet'- in kardeşi Lale'yle paylaşır. Lale arkadaşının hayal kırıklığına uğrama ihtimalini düşünerek onu uyarır. Ancak Yasemin aşkının gücüne inanmaktadır. Doğum günü partisine davet ettiği Ahmet'i büyük bir heyecanla bekler. Ancak onu da bir sürpriz beklemektedir. atv 21.45

SABAH gazetesi.. 05 kasım 2006

Hatırla sevgili, o mesut geceyi..." Biz hatırlamayı unuttuk. Beklemeyi de... Öyle çabuk çabuk yaşıyoruz ki her şeyi. Az önce hayatımdan geçen neydi diye durup bakmıyoruz bile. Şimdi bu şarkıyla gözlerinizi kapayıp düşünün "hatırla sevgili" diyeceğiniz biri var mı hayatınızda? Ve hatırlamasını isteyeceğiniz bir gece: Varsa eğer anı bankasında yüklü bir hesabınız da vardır.
Hatırla Sevgili, ATV'nin yeni dizisi. Jenerik müziği M. Sabahattin Ezgi'nin nihavend şarkısı "Hatırla Sevgili". Diziyi bilmem ama müziği kulaklarımıza iyi gelecek.
Dizi bir dönemi anlatıyor. İzlemek için çok nedenim var: Müziği, konusu, iyi "dizi ATV'de izlenir" algısı. Ve oyuncusu Can Elçin için (Adı Cansel ama bu isimden jön çıkarmak zor). Üzerinde emanet gibi duran üniformasıyla Kırık Kanatlar'ın Yüzbaşı Cemal'i. Ayaküstü bir sohbetimizde "Popüler olmak için değil, Mustafa Kemal'in yüzbaşısını oynamak için geldim Fransa'dan " demişti. "Popüler olmak istemiyorum" lafı Nejat İşler'le başladı ve onunla inandırıcılığını kaybetti.
Piyasa ne kadar izin verir bilmem ama Can(sel) Elçin'in popüler olmasını istemiyorum, hiç. Çünkü karizmasıyla, duruşuyla jön boşluğunu kapatabilir. Yanlış yapıp, jön'cük çokluğunda kaybolmasın da. Hatırla Sevgili onun için iki kez sınav olacak. Hem oyunculuğu test edilecek hem de popülizme ne kadar direnebileceği. Göreceğiz