ATV'de "Hatırla Sevgili" isimli diziyi bilmem takip ediyor musunuz?
Demokrat Parti iktidarının son ayları... Tahkikat Komisyonu kurulmuş; bazı
gazeteciler hapse atılıyor... demokrasinin raydan çıktığı gerekçesiyle
üniversite talebesi sokağa dökülmüş...
CHP ve DP arasındaki derin kutuplaşmanın doğurduğu siyasi görüş ayrılıkları,
seven gönülleri de birbirinden koparıyor. Dizi, yeniden 27 Mayıs darbesini
düşünmeme vesile oldu. Çok partili demokrasiye geçmemizden sonra işlenen
"ilk günah"tı bu darbe. Ve ister istemez başkaları onu takip
etti: 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat...
Her dönemde, işler biraz sarpa sarınca "asker müdahale etsin"
diyenler vardı. Türk Silâhlı Kuvvetleri de, hiç değilse bir kısım
vatandaşın bu talebinden güç alıyor, "meşruiyetini kaybeden (!) bir
iktidara karşı, Türk milleti adına" yönetime el koyuyordu. "Hatırla
Sevgili" dizisinde CHP'li ailenin bir üyesi olan Sevim gazeteci...
sütununda adeta bir "ihtilâl beyannamesi" kaleme alıyor; askeri göreve
çağırıyor. Her dönemde gördüğümüz türden bir basın mensubu
Sevim... Çok şükür artık, birkaç istisna dışında, böyle insanlara
pek rastlanmıyor. Askerin müdahalesi, bugünkü şartlarda genelde hoş karşılanmıyor.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt bunun farkına varabilse,
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e o konuşmayı
yapmazdı:
"Ben de diyorum ki, resmi görüşümüz alınmadı. Bir toplantıdaydım.
Döndüğümde televizyondan öğrendim. Sorsalardı şunu söylerdik: Bu
devletin resmi görüşünden sapmadır."
***
Nazlı ILICAK 12.12.2006 TAKVİM
| aktüel dergisinden alıntı |
Beşinci Ve Altıncı Bölümden Sıcak Diyaloglar...
Necdet: Şimdi ne yapalım? Satranç oynar mısın?
Yasemin: Oynarım.
Necdet: Bu gece bize uyku yok anlaşıldı.
Rıza: Şevkeet... Yeter sus artık.
Şevket: Susmuyorum. Yeteri kadar sustum. Sen de o diktatörün oyuncaklarından
birisin. Bunu nasıl içine sindiriyorsun? Yatağında nasıl rahatça
uyuyorsun?
Şevket: Bir an kucağımda kardeşimin cansız bedenini taşıdığımı sandım.
Ama ona bir şey olursa iki elim yakanızda olur bilesin Rıza. Bütün dünyaya
rezil ederim sizi. Bu ülkede olanları bir bir anlatırım... Beni assanız
da kesseniz de yaparım...
Rıza: Sevim'in yüzü suyu hürmetine susuyorum, yoksa...
Nezahat: Babana kızma. Anlamaya çalış... Neler oldu Ahmet'in ailesiyle
aramızda unuttun mu?
Yasemin: En çok niçin üzüldüm biliyor musun? Bu yaz aşkı hemen bitmeli
dedi. Yaz aşkı dedi anne... Halbuki bizim niyetimiz ne kadar ciddi bir
bilse.
Rıza: Onu görmeni kesinlikle yasaklıyorum. Bir daha tekerrür ederse okula
da gidemezsin bilmiş ol.
Yasemin: Bunu sahiden yapar mısın?
Rıza: Yaparım. Çünkü başka türlü sana sözümü geçiremiyorum.
Yasemin: Sözünü böyle mi geçireceksin baba? Yasaklar koyarak mı? O zaman
sizin için söylenenler doğru demek. Haksız yere insanlara yasaklar
getiriyorsunuz. Herşey istediğiniz gibi olsun diye... Bunun adına da
demokrasi diyorsunuz...
Nezahat: Rıza! N'apıyorsun?
| aktüel dergisinden alıntı |
Asılma sahnesi çekilecek mi?
Dizinin senaristi Nilgün Öneş, daha önce "Süper Baba", "İkinci
Bahar" ve "Biz Size Âşık Olduk" gibi başarılı dizilere
imza atmıştı. İlk kez bir dönem dizisi yazan Öneş sorularımızı yanıtladı:
- "Hatırla Sevgili" aşk dizisi mi, yoksa siyasi mi?
Aşk daha ön planda. Çünkü hikâyenin cazibesi orada. Kimsenin siyasi bir
hikâye dinleyebileceğini düşünmüyorum. Bunun için zaten belgeseller
var. Biz bir drama yapıyoruz. Bu yüzden biraz o dönemin duygusal hayatını
da anlatmaya çalışıyorum. O dönemin aşkları, bugünden çok farklı
olan sosyal hayatı... Bunu bir aşk hikâyesi çerçevesinde verebilmek çok
daha kolay ve çekici.
- İhtilal bölümünü ne zaman izleyeceğiz?
Altıncı bölümde.
- Nasıl ele aldınız olayları, neler göreceğiz?
Her iki aileyi de çok yakından ilgilendirdiği için bayağı içerden, çok
can yakıcı bir şekilde göreceğiz.
- En can alıcı sahne, Menderes'in asılma sahnesi olacaktır herhalde?
O konuda henüz verilmiş bir karar yok, belki belgesel görüntüleri
kullanacağız.
- Asılma sahnesini izleyenler ne düşünecekler sizce? "İyi oldu"
mu denecek yoksa "Yazık oldu" mu?
İyi oldu deneceğini zannetmiyorum. İdamın tartışıldığı bir ortamda
idamı onaylıyor olmak doğru değil. Öyle umut ediyorum tabii.
| SAVAH - MELİS D.
ÇALAPKULU - 11 kasım... |
Hatırla Sevgili'nin hatırlattıkları
Menderes döneminde geçen Hatırla Sevgili adlı dizi, o yılların
zarafetini ve modern yaşam tarzını da hatırlatıyor. Şık şapkalar,
puantiyeli elbiseler, kulüp gezmeleri, Elvis... İşte 50'li ve 60'lı yıllardan
yaşam manzaraları.
Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer
Adnan Menderes döneminde geçen Hatırla Sevgilidizisinden yola çıkıp,
50'li yılların sonuyla 60'lı yılların yaşam tarzına, giyim kuşamına göz
attık. Karşımıza modern bir Türkiye tablosu çıktı.
Geçtiğimiz salı akşamı atv'de başlayan ve Adnan Menderes döneminde geçen
Hatırla Sevgili adlı diziyi izlerken kıyafetler, saçlar, dinlenen müzikler
dikkatimizi çekti. Ve 1959 yılından başlayıp 60'lara uzanan bu diziden
yola çıkarak, dönemin kültürünü, trendlerini, yaşayışını incelemek
istedik. Önce SABAH gazetesi baş yazarı Mehmet Barlas, o yılların cemiyet
hayatına dair bazı ilginç bilgileri bizimle paylaştı. Örneğin Barlas'ın
söylediğine göre dönemin en gözde siyasetçi hanımları Harika Yardımcı
ile İhsan Çavuşoğlu'ydu. En ünlü terzileri ise Terzi Mualla ile Lütfiye
Arıbal. 1960 yılının en görkemli sosyetik olayı Hilton'un açılışı.
Hiltonların varisi Nick Hilton, aktrist sevgilisi Terry Moore'la açılışa
katılmış ve fotoğrafçı İlhan Demirel'in çektiği Moore'un fotoğrafı
o yılların en büyük frikiği olmuş. Dönemin varlıklı aileleri arasında
Koçlar, Nemlizadeler ve İparlar var. Çapkın bir armatör olan Ali İpar, Türkiye'den
uluslararası sosyeteye giren ilk isim mesela.
İNCECİK
BELLER
Hatırla Sevgili'nin çekimlerine başlamadan önce
o yılların yaşantısıyla ilgili sıkı araştırma yaptıklarını söyleyen
proje tasarımcısı Tomris Giritlioğlu; eski siyasetçi ve yazar Yılmaz
Karakoyunlu, gazeteci Can Dündar ve Bilgi Üniversitesi sosyoloji bölümü
öğretim görevlisi Ferhat Kentel'in de proje danışmanı olarak kendilerini
bilgilendirdiklerini belirtiyor. Dizinin sanat yönetmeni Nilüfer Ayşe Çamur
da çeşitli arşivlerden yararlanarak ciddi bir araştırma yapmış. Çamur'dan;
dönemin kıyafet, saç ve makyaj modasına ilişkin bilgi aldık. Takip
edilen ünlü isimleri ve insanların ne gibi etkinliklerle ilgilendiklerini
de Yılmaz Karakoyunlu'dan öğrendik. İşin kadınları ilgilendiren kısmından
başlayacak olursak, öncelikle incecik bellerden ve derin göğüs
dekoltelerinden bahsetmemiz lazım. O yıllarda ince bel o kadar önemli ki,
kadınlar içlerine her zaman korse giyiyor ve bir süre sonra vücutları ona
göre şekil almaya başlıyor. Bele oturan, kabarık etekli elbiseler
giyiliyor genellikle. Hatta kabarıklığı daim kılmak için elbiselerde
tarlatan (elbiselere sertlik veren bir tür kumaş) da kullanılıyor.
Puantiye en moda desen. Göğüs dekolteleri ise şaşırtacak kadar modern.
Öyle ki kadınlar takıya bile gerek duymuyorlar o dönemde. En önemli
aksesuarları olan dekoltelerini kapatmasın diye, kolye bile takmıyorlar.
Ayakkabıda en popüler model babetler. Sigaret pantolonlar da çok moda. Aslında
genel olarak kadının bütün zarif bölgelerini ortaya çıkartan kıyafetler
tercih ediliyor. Etekler 'Channel boy' denilen, diz kapağının hemen altında
biten boyda. Tayyörler de bele oturuyor ve göğüsleri dik tutan sutyenler
tercih ediliyor. Mayoların alt kısımları mini şortları andırıyor,
desenleri de genellikle çiçekli veya geometrik oluyor. Nilüfer Ayşe Çamur,
kostüm seçerlerken bazı kıyafetlerin daha çok günümüz tarzını yansıttığını,
bu yüzden yanlış anlaşılma olmaması için de onları elediklerini söylüyor.
Aynı durumu dekor malzemelerinde de yaşadıklarını belirten Çamur,
"Sanki gidip IKEA'dan alınmış gibiydiler," diyor. Saçlarda ise o
yıllar mizample çok moda: Saçlar bigudilerle sarılıyor, birayla (Evet,
bildiğimiz bira) sabitleniyor ve kalıp gibi görünüyor. Tepeler de krapeli.
Saç boyları ise genellikle omzun hemen üstüne gelecek şekilde kısa.
Makyajda gözler öne çıkartılıyor. Eye liner sürülüyor, takma
kirpikler takılıyor. Ruj renkleri ise pembe ya da kırmızı. Hem giyim kuşamda
hem de saç ve makyajda örnek alınan en önemli iki isim Jacqueline Kennedy
ile Brigitte Bardot. Erkeklerse saçlarını genellikle albatros modeli
kestiriyor. Yani ense ve kulak arkası kısa, üstler uzun. Ve saçlar
briyantinlenip geriye doğru taranıyor.

Jüpon, Elvis, muhallebici...
Yılmaz Karakoyunlu da o dönem kadınların evaze etekler giydiklerini ve içlerinde
de en az iki jüpon olduğunu belirtiyor. Elvis, gençlerin en çok dinlediği
ve hayran olduğu isim. Danslarda da Rock'n Roll, ardından twist ve mambo
revaçta. İnsanlar sayfiye yeri olarak Kadıköy ve çevresine, ayrıca
Adalar'a gidiyor. Gençler akşamları arkadaşlarıyla çıkıp açık hava
sinemalarına, ardından da pastane ve muhallebicilere gidiyorlar. Mandolinden
sonra gitara geçenler var. Kendi aralarında çalıp söylüyorlar ama
orkestra oluşturup müzik yarışmalarına katılanlar da var.
DÖNEMİN ÖNEMLİ SİMALARI
Kim Novak, Ava Gardner, Elizabeth Taylor, Robert Taylor, Burt Lancester,
Victoria Gasmann, Gina Lollo Brigitta gibi aktrist ve aktörler çok ünlü.
En sevilen film türlerinden biri ise Western. Cahide Sonku, Oya Sensev,
Nesiha Yelda, Fikret Hakan, Suavi Tedü, Talat Artemel, Sami Ayanoğlu, Behzat
Budak, Hadi Hün, Jean Mahfi Ayral gibi isimler ise dönemin yerli ünlülerinden.
O dönem insanlar hem sinemayı hem de tiyatroyu çok yakından takip ediyor.
Üniversite ve lise öğrencileri, entellektüel anlamda kendilerini geliştirebilmek
için şiir matinelerine gidiyorlar. Dönemin çok önemli motiflerinden biri
de rakkaseler. Nana, Semiramis, İnci Birol, Özcan Tekgül, Aysel Tanju en
sevilen rakkaseler. Gazinolarda Perihan Altındağ Sözeri, Hamiyet Yüceses,
Safiye Ayla Targan, Müzeyyen Senar Işıl, Sabite Tur Gülerman gibi önemli
sanatçılar sahne alıyor. Yılmaz Karakoyunlu, o dönemde sahne alan bu kadın
sanatçıların, eşlerinin soyadıyla birlikte kendi soyadlarını da kullandıklarına
dikkat çekiyor. Dönemin en popüler kadın romancıları arasındaysa Mükerrem
Kamil Su ve Muazzez Tahsin Berkant yer alıyor.
| MİLLİYET - 09
kasım 2006 Sina Koloğlu |
İki başarılı dizi
BU kadar çok dizi olur mu diyenlerden biri olarak yanıldığımı gördüm.
Salı akşamı, iki yeni dizi başladı. "Binbir Gece" ve "Hatırla
Sevgili". Ben ikisinden de keyif aldım.
* * *
"Binbir Gece"nin konusu aslında bildik. Lösemili çocuk, tek başına
kalmış bir anne, tedavi için para bulmak için uğraşıyor. Bunlar artık
ciklet olmuş konular. Ama işte, oyunculuk ve senaryonun bu ciklete verdiği
tad. Bir nevi "Aliye" ekibinin işi. Yönetmen Kudret Sabancı ve başrolde
Halit Ergenç var. Tardu Flordun tam oturmuş rolüne. Bergüzer Korel, Metin
Çekmez ve diğer tüm roller hepsi yerli yerinde. Bir ismi sona sakladım.
Evliyaoğlu ailesinin annesi Nadide Evliyaoğlu rolündeki Tomris İnceer. Bu
usta oyuncu kelimenen tam anlamı ile döktürüyor. Ben ilk bölümü zevkle
izledim. Bundan böyle umarım ilerleyen bölümlerde de aynı performans (özellikle
senaryoda tabii ki)sürdürülür.
* * *
"BİNBİR Gece"nin müziği Kıraç'a ait. Kıraç'ın "Bir İstanbul
Masalı"ndan sonra tutturduğu bir format var. Bu, dizide de devam
ediyor. Görevini yapıyor. Dizinin anlam ve önemine uyan bir de Rimsi
Korsakof'un Senfonik Suiti "Şehrazad"da arada çaktırmadan çalıp
durdu.
* * *
"HATIRLA Sevgili"... Muhlis Sebahattin Ezgi'nin unutulmaz nihavend
şarkısı. 1950'lerin İstanbulu'nun şarkısı. Beni oralara götürdü. Bir
şekilde ucundan yakaladığım yıllar diyebilirim. Dizi de beni o yollara götürdü.
Radyoda duruşmaları dinlerdim. Amcamın Yassıada Duruşmaları ile ilgili
iki ciltlik kitabı vardı. Oradaki resimlere bakardım. Ben baktığımda
idamların üzerinden çok geçmemişti. Altı ya da yedi yıl. Seyrederken
bunlar şerit gibi geçti gözümün önünden. Modern bir Romeo - Juliet
hikayesi olduğu söyleniyor dizi için. "Serseri" ve "Çapkın"
dizilerinde kendini gösteren Okan Yalabık oynuyor ve pek de güzel pasta yapıyor.
Bu işi öğrenmek için epey uğraşmış. Zaten öyle de olmalı. Necdet
(Okan Yalabık) küçüklüğünden beri Yasemin'e aşık. Ah ne güzeldir ada
aşkları. Çam ağaçlarının, fayton tıngırtılarının, sakin tepelerin
ve tek katlı evlerin mis kokulu bahçelerinde geçen aşklar. Çalkantılı
siyasi dönem ve aşkın iç içe geçtiği bu dizinin, ilk bölümde verdiği
romantizm ve naiflik içinde devamını dilerim
| Vatan
Gazetesi Memet Güler'in yazısı (9 Kasım 2006) |
Aliye’nin tahtına Binbir Gece oturdu
Bir ekran efsanesi olan Aliye’nin bitmesiyle, atv ve Kanal D, salı
gecesinin liderliğini alabilmek için müthiş bir rekabete girdi. İki kanal
da, her halleriyle üzerinde çok çalışılmış olduğu belli olan iki
diziyi aynı saatte yayına sürdü. Atv’nin kozu Hatırla Sevgili,
Türkiye’nin kritik dönemlerinden birini mercek altına almış.
İzleyicisine adeta bir belgesel lezzeti veren dizide, Adnan Menderes’in
hayatından ve dönemin siyasi ortamından kesitler sunuluyor. Bir dönem
dizisi olmasına karşın, gerek öyküsü, gerek oyuncuları ve gerekse
titizlikle çekilmiş sahneleriyle gerçekten de iyi bir dizi Hatırla
Sevgili.
Hüseyin Avni Danyal, Beren Saat ve Okan Yalabık da rollerinin hakkını
vermiş. Kırık Kanatlar’da canlandırdığı Yüzbaşı Cemal karakteriyle
beğeni toplayan ve bu projede yer alabilmek için Kırık Kanatlar’dan ayrılan
Cansel Elçin ise, Hatırla Sevgili’deki rolüyle hayran kitlesini daha da
artıracak gibi gözüküyor.
| SABAH -
09/11/2006 - Yüksel Aytuğ |
Salı
sallanacak
EYVAH ki ne eyvah! Salı geceleri ekran karşısında şapşallaşacağız.
Tenis maçı izler gibi, bir atv'ye bir Kanal D'ye bakacağız. Öyle iki
muhteşem dizi başladı ki, ekran başındakiler zap manyağı oldu.
Öncelikle atv'yi kutluyorum. Bir "dönem dizisi" olan Hatırla
Sevgili'- ye yaptığı müthiş prodüksiyon yatırımı için. Uçaklar,
otomobiller, kostümler neredeyse hiçbir hataya yer bırakmadan hazırlanmış.
(Gözüme batan ufak tefek kıymıkları başka gün yazacağım.) Softlight
ışık, diyaloglardaki hatasız dönem Türkçesi, göz yormayan, duru kamera
kullanımı, basit ama akıcı kurgusuyla Hatırla Sevgili, benim gibi
dünyaya geç geldiğine inanan ve 50'li yılların naif insan ilişkilerini,
katıksız aşklarını özleyenler için çölde vaha gibi. Dönem
dizilerinde artık tartışılmaz bir marka haline gelen Tomris Giritlioğlu
yine mükemmel bir iş çıkarmış. Oyunculuklar ise birbiriyle yarışıyor.
Beren Saat, Engin Şenkan ve Lale Mansur diğerlerinden yarım adım önde.
Binbir Gece ise daha ilk bölümüyle izleyiciyi yüreğinden yakaladı.
Ahlaksız Teklif ile Aliye karışımı ilk bölüm, dinamik anlatımı ve
muhteşem oyunculuklarıyla ekran başındaki izleyiciye halat atıp, onları
iskelesine bağladı. Halit Ergenç'in son sahnede yaptığı insanlık
testini, sadece yüz mimikleriyle bir anlatışı vardı ki, bayıldım.
Kurtlar Vadisi: Irak filminde oyunculuğuna hayran kaldığım Bergüzar Korel,
beklentimi boşa çıkartmadı. Tardu Flordun, her rolün üstesinden
gelebilecek yetenekte olduğunu bir kez daha gösterdi. Oyunculuğunu her
zaman çok inandırıcı bulduğum Ceyda Düvenci de hiç paslanmamış. Ama
ilk bölümün yıldızı babaanne Nadide rolündeki Tomris İncer'di. Hasta
torununu bağrına bastığı sahne enfesti. Sözüm atv ve Kanal D
yöneticilerine... Bu iki harika diziyi karşı karşıya getirmeyin. Şu
kurak televizyon ikliminde testileri birbirine çarpıp, kırmak yerine, ekran
başında "Suuu, suuuu" diye inleyenlerin boğazındaki ateşi
birlikte söndürün.
| SABAH - 7
kasım 2006 - Sabah gazetesi... |
60'lı
yılların Türkiye'sini anlatan 'Hatırla Sevgili' bu gece başlıyor
İstanbul'da, 1960'lı yıllarda yaşanan hüzünlü bir aşk... Ve dönemin
Türkiye'sine ışık tutan bir hikâye... 'Hatırla Sevgili' ilk bölümüyle
atv'de.
Kaliteli dizilerin değişmez adresi atv'den tutkuyla izleyeceğiniz bir yapım
daha... 60'lı yıllarda, Türkiye siyasetinde yaşanan çalkantılı dönemi,
dönemin başbakanı Adnan Menderes'in yaşamını ve karşıt görüşlü iki
ailenin çocukları arasındaki aşkı anlatan "Hatırla Sevgili" bu
akşam start alıyor. Deneyimli oyuncularla genç yetenekleri bir araya
getiren dizinin ilk bölümünün konusu şöyle: Şevket ve Rıza,
Büyükada'da karşılıklı evlerde oturan iki eski arkadaştır. Ancak farklı
politik görüşleri onları birbirinden uzak düşürmüştür.
PLATONİK BİR AŞK
Şevket'in oğlu Ahmet, Lozan'daki tahsilini bitirip evine döner. Bu dönüşü
ailesinden daha heyecanla bekleyen biri daha vardır. Rıza'nın kızı
Yasemin... Genç kız Ahmet'e uzun zamandır platonik bir aşkla bağlıdır.
Adadaki ünlü pastanenin sahibinin oğlu Necdet ise Yasemin'in Ahmet'e olan
duygularından habersizdir. Yıllardır onunla ilgili gizli hayaller kurmaktadır.
Yasemin büyük sırrını yakın arkadaşı, aynı zamanda Necdet'- in kardeşi
Lale'yle paylaşır. Lale arkadaşının hayal kırıklığına uğrama
ihtimalini düşünerek onu uyarır. Ancak Yasemin aşkının gücüne
inanmaktadır. Doğum günü partisine davet ettiği Ahmet'i büyük bir
heyecanla bekler. Ancak onu da bir sürpriz beklemektedir. atv 21.45
Hatırla sevgili, o mesut geceyi..." Biz hatırlamayı unuttuk.
Beklemeyi de... Öyle çabuk çabuk yaşıyoruz ki her şeyi. Az önce hayatımdan
geçen neydi diye durup bakmıyoruz bile. Şimdi bu şarkıyla gözlerinizi
kapayıp düşünün "hatırla sevgili" diyeceğiniz biri var mı
hayatınızda? Ve hatırlamasını isteyeceğiniz bir gece: Varsa eğer anı
bankasında yüklü bir hesabınız da vardır.
Hatırla Sevgili, ATV'nin yeni dizisi. Jenerik müziği M. Sabahattin Ezgi'nin
nihavend şarkısı "Hatırla Sevgili". Diziyi bilmem ama müziği
kulaklarımıza iyi gelecek.
Dizi bir dönemi anlatıyor. İzlemek için çok nedenim var: Müziği, konusu,
iyi "dizi ATV'de izlenir" algısı. Ve oyuncusu Can Elçin için (Adı
Cansel ama bu isimden jön çıkarmak zor). Üzerinde emanet gibi duran üniformasıyla
Kırık Kanatlar'ın Yüzbaşı Cemal'i. Ayaküstü bir sohbetimizde "Popüler
olmak için değil, Mustafa Kemal'in yüzbaşısını oynamak için geldim
Fransa'dan " demişti. "Popüler olmak istemiyorum" lafı Nejat
İşler'le başladı ve onunla inandırıcılığını kaybetti.
Piyasa ne kadar izin verir bilmem ama Can(sel) Elçin'in popüler olmasını
istemiyorum, hiç. Çünkü karizmasıyla, duruşuyla jön boşluğunu
kapatabilir. Yanlış yapıp, jön'cük çokluğunda kaybolmasın da. Hatırla
Sevgili onun için iki kez sınav olacak. Hem oyunculuğu test edilecek hem de
popülizme ne kadar direnebileceği. Göreceğiz