'Tanınmıyorum,
çünkü kendimi anlatamıyorum'
Hatırla Sevgili dizisindeki Kimse Bilmez şarkısıyla son
aylarda yeniden adını duyuran Mehmet Güreli üretkenliğiyle
tanınıyor. Geçtiğimiz hafta hem yeni albümü çıktı hem
de sergisi açıldı.
Tam anlamıyla çok yönlü bir kişilik Mehmet Güreli (58). Şarkı
söylüyor, resim yapıyor, film çekiyor, kitap yazıyor... Ve
bunların hepsini aynı anda yapıyor. Hem de dünya üzerindeki
en mütevazı kişiliklerden biri. Ömer Hayyam'dan alıntı
yaparak yazdığı Kimse Bilmez adlı şarkısıyla yeniden keşfedilse
de o hep aynı tempoda çalışıyor. Geçtiğimiz hafta İplerin
Kopuşu adlı beşinci albümü piyasaya çıktı. Birkaç gün
önce de Teşvikiye'deki Sungur Sanat Evi'nde 'Tutku ve Denge'
adlı sergisi açıldı. Güreli ile Cihangir'deki, dört bir
tarafı kitaplarla, CD'lerde ve resimlerle kaplı evinde üretim
sürecini konuştuk.
- Albümünüzün çıkışıyla serginizin aynı tarihe
gelmesi bir tesadüf mü?
- Evet, ama bu durum hoşuma gitmiyor. Hangi konuyu konuşacağımı
unutuyorum. Albüm aslında yılbaşında çıkacaktı. Bu arada
bir film yapıyordum. Peyami Safa'nın Selma ve Gölgesi kitabından
uyarlama. Ara vermek zorunda kaldım. Böyle olunca resimlere
biraz daha yoğunlaştım ve sergi çıktı.
- Şarkılarınızın sözleri oldukca kısa. Sizin için müzik
daha mı önemli?
- Öncelikle müzik yapmaya çalışıyorum. Çünkü söyleyeceğim
şeyleri başka yerlerde de söyleyebilirim. Şarkıya her şeyi
yüklemek istemiyorum.
- Herhalde size en çok sorulan soru 'Ne şekilde çalışıyorsunuz?'
oluyordur...
- Evet, çok soruluyor. Ama cevabını verebiliyor muyum,
bilmiyorum. Örneğin bir albüm bittiğinde o şarkılar benim
için artık bitiyor. Ve ben de yeni yapacağım çalışmaları
düşünüyorum.
- Herkes zamansızlıktan şikâyetçi iken siz nasıl bu
kadar iş yapıyorsunuz?
- 11 yıl gazetecilik yaptım ve bu sürede yayınevi kurdum,
film çektim ve konserler verdim. Önemli olan, zamanı doğru
kullanmak. Dört saat hiçbir şey yapmadan bir yerde oturanlar
var.
-
Bu kadar üretmenize rağmen çok tanınan biri değilsiniz.
Sebebi nedir?
- Şu kadar tanınayım diye bir sınır çizemezsiniz. İnsanların
beğenileriyle sınırlısınız. Ama ben de suçluyum, kendimi
çok iyi anlatamıyorum. Bunun nedeni, yaptığım işin arkasında
koşacak kadar organize olamamam.
- Tüm çabamı bu alanlardan birine harcasaydım daha başarılı
olurdum diye düşündüğünüz oldu mu?
- 24 saat herhangi şeye konsantre olmam mümkün değil. Arada
mutlaka başka şeyler yapmam gerek.
- Kimse Bilmez'i neden son albümünüze koymadınız?
- Hep yeni şeyler yapmayı seviyorum. Ama o şarkının farklı
versiyonlarını bir albümde toplayacağım.
- O parçanın Hatırla Sevgili'nin müziği olarak bu kadar
tanınması sizi rahatsız etti mi?
- Diziden önce de sevilen bir şarkıydı. Kent Ozanları adlı
toplama albümde yer alıyor. Aslında insanlar, o albümü
benim için almadı. O albümde beni keşfettiler. Radyolar
benim şarkılarımı çalmadığı için benden haberleri
olmuyor. Bilmedikleri bir şeyi sevmelerine de imkân yok. Zuhal
Olcay okuduğu için ayrı bir kitleye de ulaştı. Sonra dizide
kullanıldı. Kimse Bilmez'i cover yapmak isteyen çok oldu.
- Bülent Ortaçgil sizin en çok ressamlığınızı beğendiğini
söylüyor. Katılıyor musunuz?
- Bir tek Bülent Ortaçgil böyle bir ayrım yaptı. Tüm
bunlardan anlayan biri bana bu sorunun cevabını verebilir. Ben
bunu yanıtlayamam. Bülent beni iyi tanır ama onun gibi tanıyan
çok kişi yok.
- Şarkılarınızda da, resimlerinizde de hüzün seziliyor.
Melankolik biri misiniz?
- Hüzün hiçbir zaman benden uzaklaşmıyor. Aslında hüzünle
kol kola giden yarı-mizahi bir yaklaşımım da var. Hüzün çok
geniş bir kavram. Beni kimse karamsar olarak tanımlamaz. Hüznün
karamsarlığa açılan bir kapısı da vardır. Oradan geçmek
kolaydır. İstanbul gibi bir yerde buna kapılmamak da zor.
http://arsiv.sabah.com.tr/2007/04/08...70408-102.html