BEREN SAAT RÖPORTAJI Milliyet Gazetesi .... 09 Aralık
 

Anneannemi oynuyorum

ADNAN MENDERESLİ YILLARIN ANLATILDIĞI DİZİNİN YILDIZI ROLÜNE, "DEMİRKIRAT" KİTABINI OKUYARAK HAZIRLANDI

Katıldığı "Türkiye'nin Yıldızları Yarışması"nda ikinci olduktan sonra başrolünü Mahsun Kırmızıgül'le paylaştığı "Aşka Sürgün" dizisiyle yıldızı parlayan Beren Saat, şu günlerde ise "Hatırla Sevgili" adlı dönem dizisindeki "Yasemin" karakteriyle adından söz ettiriyor. Adnan Menderes'in hayatından ve dönemin siyasi ortamından kesintiler sunan "Hatırla Sevgili"deki rolüne Can Dündar'ın yazdığı, Türkiye'nin idam edilen ilk ve tek başbakanı Menderes'in hayatını anlatan "Demirkırat" kitabını okuyarak hazırlandığını söyleyen Beren Saat’le söyleşi için Tarabya'daki sette randevulaştık. Hiç uyumadan 48 saat aralıksız çalışmanın getirdiği yorgunluktan mı, yoksa henüz 22'sinde gelen şöhretin "dayanılmaz ağırlığı"ndan mı? Bilinmez, bambaşka bir Beren Saat bulduk karşımızda... "Türkiye'nin Yıldızları Yarışması"nda ya da "Aşka Sürgün"deki canlı, heyecanlı Beren Saat gitmiş, yerine söyleşi yapmaya gönülsüz, fotoğraf çektirmeye isteksiz bir Beren Saat gelmişti.

60 yıl öncesini anlatan Hatırla Sevgili'yle kamera karşısına geçtiniz. Proje adından çok söz ettirdi. Sizin adınıza önemli bir adım olsa gerek

Bu iş "Aşka Sürgün"e nazaran daha çok herkesin dikkatini çekti. Daha fazla yazarın, senaristin ve köşe yazarlarının göz attığı bir iş oldu. Daha fazla insanın benim farkımda olmasını sağladı. Köşe yazarları benim ne kadar iyi oynadığımı yazdı. Bu beni çok şaşırttı. Bu proje bana dair farkındalık sağladı.

Bu projede oynama teklifi geldiğinde neler hissettiniz?

Hatırla Sevgili'nin çekileceğini Aşka Sürgün'e başladığımda biliyordum. Tomris Giritlioğlu bana dizi bittikten sonra 60 ihtilalini anlatan bir dizi yapacağını ve bana rol vereceğini söylemişti. İki yıldır bu projeden haberim vardı. Çok masalsı bir proje. "Yasemin"in giyimi, hanım bir kız oluşu, zarafeti ruhumu okşuyor. Oynadıkça, "Yasemin"e bir şeyler ekledikçe karakteri çok sevdim.

Rolünüze hazırlanırken o dönemle ilgili araştırmalar yaptınız mı?

Tomris Hanım projeye başlamadan önce elimize Mehmet Ali Birand, Can Dündar ve Bülent Çaplı'nın yazdığı Demirkırat kitabını verdi. Önce onunla başladı bütün araştırmam. Dosyalarca ön hazırlık yaptık. Tomris Hanım'ın evinde saatlerce o döneme ait dokümanlar okuduk. Onları okurken çok dalgalandım. Bu iki ihtilalde bana çok uzak geliyordu. Çünkü ben doğmadan önce yaşanmıştı. Anneannemle oturup bu dönemi konuşunca yakın tarih olduğunu anladım ve şaşırdım. Okurken çok üzüldüm. O dönemin başvekilinin asılması benim için bir cümleden öte oldu. Aslında ben anneannemi oynuyorum. Anneannemin çanta taşıyışından, konuşmasından, bakışından çok besleniyorum.

"Yasemin" karakterini çıkarırken zorluk yaşadınız mı?

Zorlanmıyorum çünkü giydiğimiz kabarık etekler, saç modellerimiz, ortamlar bize çok yardımcı oluyor. Mekan ve kostüm karaktere bürünmeme çok yardımcı oluyor. Dönemin içinde olmak bu anlamda işimizi kolaylaştırıyor. "Hatırla Sevgili" yerine başka bir projede yer almış olsaydım bugün burada olan kişiyi çok kıskanırdım. Bu iş korkunç reytingler almayabilir, yer yerinden oynamayabilir ama ben bu projede yer almaktan çok mutluyum.

Az zamanda çok yol kat ettiniz. Kendinizi bu anlamda şanslı görüyor musunuz?

Kesinlikle çok şanslı görüyorum. Tomris Hanım'la tanışmak benim için çok önemliydi. Yarışmadan çıkmış, tecrübesi olmayan, eğitimsiz birine kocaman bir rolü teklif etmek ve ona güvenmek çok az insanın cesaret edebildiği bir şey. Yapımcılar TV için daha çok star isimlere yatırımı daha mantıki buluyor. Tomris Hanım bu anlamda biraz cesaretliydi ve bana başrol teklif etti. Tomris Hanım televizyona dair bu yolu hızlı yürümeme neden olar isim. Ama tabii hiçbir şey şansla olmuyor. Yarışmaya girdiğim günle çıktığım gün arasında çok fark vardı. Ben de durmuyorum ve çok çalışıyorum. Bu kadar hızlı yol alacağımı tahmin etmiyordum.

"Şimdi benim için çalışma zamanı"

Rol aldığınız iki dizide beğenildi ve sevildi. İlerisi için oyunculuk kariyerinizle ilgili kaygılar yaşıyor musunuz?

Tabii ki kaygılar yaşıyorum. Zemin çok kaygan. İnsanlar birkaç ay içinde püfff diye kaybolabiliyorlar. Uzun vadede düşünüyorum ve kaygılanıyorum. Üstüne bir şeyler koyduğun zaman kendini eskitmemeyi biliyorsun. Sette hiçbir yerde göremeyeceğim oyuncularla karşılaşmak ve onlarla vakit geçirmek çok önemli. Onlardan çok şey öğreniyorum ama ilerde bu işin eğitimini almak istiyorum. Şu anda önümde bir şans var ve onu geri çevirip hayır ben çalışmıyorum gidip kendimi geliştireceğim diyemem. Biliyorum ki döndüğümde aynı yerde olmayacağım. Şu anda benim için çalışma zamanı. Dizi ve sinema iç içe dönüyor. İnsanlar TV'de iş yapanlara sinema yaptırıyorlar. Sinemada da kariyer yapmak istiyorum. İnsanlar televizyona yapılan işleri küçümsüyor, yadırgıyor. O yüzden asla böyle bir ukalalık yapamayacağım. Diziyi sadece para için yaptığını söyleyen insanlar gibi davranamayacağım. Aslında TV daha büyük bir sorumluluk. Zorla evlerine girdiğimiz insanlar bizleri örnek alıyor. Bu çok ciddi bir sosyal sorumluluk. O yüzden amacı ve davası olan işlerde olmayı tercih ediyorum.

İki ayrı ekiple çok yoğun bir şekilde çalışmak sizi yormuyor mu?

Hiç uyumadan 24 saat bir ekiple çalışıp sonra öbür ekiple devam ediyoruz. Ekip iki ama oyuncular bir... O yüzden çok zorlanıyoruz. Başka bir iş için hiçbir kuvvet beni böyle çalıştıramazdı. Bir yandan çalışıyorum yoruluyorum diğer yandan şükrediyorum iyi ki bu işi yapıyorum. Çok yorgun olsam da gülümseyerek keyif alarak yapıyorum. "Motor" dendiği zaman başka bir boyuta geçiyorum.

09.Aralık 2006 Kaynak-Milliyet Televizyon http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=3945