Yaşı: 32
Doğum Yeri: İzmir, Tire
Eğitimi: 9 yaşında Fransa'ya gitti. Ekonomi ve Sosyal Bilimler eğitimi
aldı. Bir süre ticaret alanında çalıştıktan sonra Ecole Florent adlı
tiyatro okuluna gitti.
Yaptığı sporlar: Tenis, futbol, kayak
- Çocukken oyuncu olmayı hayal eder miydiniz? Oyunculuk serüveni nasıl
başladı?
Hayır hiç öyle bir hayalim yoktu... Kendimde bir eksiklik görüyordum.
Sadece kendi eğitimimi ve kültürümü zenginleştirmek için tiyatroya başladım.
Çok şanslıyım çünkü bu mesleğin her dalında çalıştım. Sinema
filmlerinde, tiyatro oyunlarında, dizilerde, reklamlarda, film dublajlarında...
Hatta yönetmen olarak da deneyimim var.
- Türkiye'de oyuncu olmakla yurt dışında oyuncu olmak arasında ne
gibi farklar var?
Fazla fark yok, teknik açıdan hemen hemen aynı. Bilmiyorum, belki ben iyi
bir projenin içinde olduğumdan... Yönetmenimiz Çağatay Tosun, iki veya
bazen üç kamera kullanıyor. Bu, oyuncuların performansını arttırıyor.
Türkiye'de insanlar çok daha sıcak, kolay arkadaşlık kuruluyor.
- İlerisi için ne gibi planlarınız var? Türkiye'de yaşamak istediğinizi
duydum...
Şu anda, en iyi dizilerden birinde yer alıyorum. Bir oyuncu olarak
isteklerim var tabii... İyi bir sinema filmi gibi ama son zamanlarda şunu
öğrendim ki hiçbir şeyi planlamamak gerekiyor. Artık Türkiye'de yaşıyorum
ama bence bir oyuncunun dünyanın her tarafında çalışabilmesi
gerekiyor. 8 martta Fransa'da, Arap kimya mühendisini canlandırdığım
"L'Equilibre de la Terreur" gösterime giriyor.
- En beğendiğiniz Türk ve yabancı oyuncular kimler?
Haluk Bilginer, Şener Şen'i çok beğeniyorum. Eski Türk filmleri çok hoşuma
gidiyor çünkü Gerçek Türk tarzı... Son Türk sineması da çok iyi:
"Uzak", "Meleğin Düşüşü", "Duvara Karşı".
Ayrıca "Match Point"te de Scarlett Johanson ve Jonathan Rhys
Meyers'ın oyunculukları da süper.
- Romantik bir erkek misiniz? Aşk sizin için ne ifade ediyor? Hayatınızda
şu anda biri var mı?
Romantik olmak sadece, Eyfel Kulesi'nde veya Boğaz kıyısında bir gece geçirmek
değil. Bazen basit yerlerde çok romantik anlar yaşıyoruz... Bu tabii ki,
aşık olduğumuz kişiden kaynaklanıyor ve hayır şu anda hayatımda
kimse yok...
- Dizide eğitimli, soğukkanlı bir asker olan Yüzbaşı Cemal, aşk
karşısında ne yapacak?
Yüzbaşı Cemal, eğitimli, kültürlü, harp stratejisi bilen bir asker...
Duygularını göstermeyen ve her anı kontrol altında tutan mütevazı
biri. Önüne engeller çıkıyor; bunlardan biri de aşk. Sadece bir yüzbaşı
değil, bir insan görüyoruz. Büyük Taarruz'da bir rüya görüyor: Nazlı'yla,
bomboş kalmış 615 rakımlı tepede siperler arasında vals yapıyorlar.
Bu bence çok romantik...
resimler...