LALE MANSUR VATAN TV

’Gençler bizi not alarak izliyor’

’Hatırla Sevgili’de Nezahat’i canlandıran Lale Mansur: “Diziyi çekerken o döneme ait dudağımı uçuklatan detaylar öğrendim. Korkunç bir haksızlık yapılmış. Şu an 20’li yaşların başındakiler o dönemle ilgili kitaplar alıp okumaya başladılar. Not alarak izleyenler bile var diziyi... ”

* ’Hatırla Sevgili’nin ciddi fanatikleri var. Dizinin gidişatıyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

Başından beri bunun böyle olacağını biliyordum. İlk önce karakterlerin tanıtımı, Büyükada’da çekiyoruz diye nostaljik bulunmuştu. Ama ne olacağı belliydi. 8’inci bölümden sonra kimsenin bizi tutamayacağı ortaya çıktı. Şimdi bu akşam 13’üncü bölüm yayınlanıyor ve dizinin önlenemez bir yükselişi var artık. Çünkü böyle bir dizi Türk televizyonlarında ilk kez yapılıyor. Özellikle gençlerimizin hiç bilmediği yakın tarihimizi anlatıyoruz.

* Halktan, özellikle gençlerden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Ada’da süper markette çalışan bir genç kız, ‘Diziyi seyrederken kağıt kalemle oturuyorum’ dedi. ‘Niye?’ dedim. ‘Dizide bazı kelimeler geçiyor çok hoşuma gidiyor. Ne anlama geldiğini çok merak ediyorum, o yüzden not alıyorum ve araştırıyorum’ dedi. Bazı arkadaşlarımın şu an 20’li yaşlarının başında olan çocukları o dönemle ilgili kitaplar alıp okumaya başladılar. Çok ciddi bir geri dönüş alıyorum. Bu diziyi çok geniş bir sosyal çevre izliyor. Özellikle gençler şaşılacak şekilde ilgi gösteriyorlar. Tabii o dönemi yaşayanlar, hele o dönemde Demokrat Parti milletvekili olanlar bu diziyi nasıl kaldırıyorlar hiç bilemiyorum. Ben çekerken bile çok kötü oluyorum. Hele mahkeme salonuna girince o kadar kötü olduk ki inanın birebir aynısını yapmışlar.

* Rıza ve Nezahat karakterleri gerçek mi peki?

Bunlar gerçekten yaşandı, gerçekten söylendi. Hepsi tutanaklardan alınan bilgiler, uyduruk hiçbir şey yok dizinin içinde. Rıza ve Nezahat karakteri gerçekte yok ama biz bu karakterleri o dönemde üç-dört ayrı ailenin yaşadığı şeyleri birebir birleştirip bir aile olarak kurguladık. Bu tabii bazı insanların özel hayatlarına girmemek için alınan çok doğru bir karardı. Amacımız gerçekleri yansıtmak.

* Nezahat’in nasıl duracağını, nasıl bakacağını, nasıl oturup kalkacağını neye göre tespit ettiniz?

Annem, babam benden oldukça büyüktür. Babam 56 yaşındaymış ben doğduğumda. Tabii buna bir de halamlar, teyzemler ve dedemler eklenince kendi kuşağımla birlikte dört kuşağın örf, adet, gelenek ve hal hareketlerini biliyorum. O nedenle hiç zorlanmadım.

* Nezahat nasıl bir kadın?

Bu karakteri oynamayı ben istedim. Kocasının kanatları altında, dünya meselelerine hiç kafa yormayan, aman herkes doysun, arada küslük olmasın, herkes mutlu olsun tarzında iyimser bir kadın. Kocasına da aşık. Böyle mırıl mırıl yaşayıp giderken yavaş yavaş ne olup bittiğini anlamaya başlıyor. Gerçeklerle yüzyüze kalıyor. İlk defa faturalarla uğraşmak zorunda kalıyor. Kocasına belli etmeden ve üzmeden para kazanıp ailenin geçimini sağlamaya başlıyor. Fakat bunları sertleşmeden, karakterini değiştirmeden çok hoş bir şekilde taşıyor. Kızıyla arasında bir konuşma vardı ki o beni çok etkilemişti. Kızı Yasemin, Nezahat’e ‘Peki aldatıldığını öğrendiğinde bunu babama söylemedin mi?’ diyor. Nezahat’in verdiği cevap ise, ‘Bunu bir kere söylersem o ilişki, eskisi gibi olmaz artık. Onu utandırmak istemedim’ diyor.

* Siz Lale Mansur olarak aldatıldığınızı öğrenseniz nasıl bir tepki verirsiniz peki?

Bence aldatma diye bir şey yok. Ben evlendiğim insanın tapusunu almadım. İstediği insanla birlikte olabilir. Hatta aşık bile olabilir. Şu anda eşimle (Cem Mansur) birlikte olmaktan mutlu olduğum için ve sevdiğim için birlikteyim. Ama bu yarın bile değişebilir. Hayatın karşımıza ne getireceğini hiç kimse bilemez. Biriyle birlikte olmuş olsa bunu ben bilmiş olsam ‘Olabilir bu yasak değil’ diye bakarım.

* Böyle bir durumda evliliğinizi devam ettirir misiniz?

Evlilik diye görmüyorum, beraberlik olarak görüyorum ve niye belediyeye gidip imza attığımı da bilmiyorum. Hep çocuk sahibi olacağımı düşünüyordum o yüzden herhalde. Koşturmaca içinde seneler geçti. Ama bilseydim ki çocuk yapmayacağım, o vakit evlenmeyi de düşünmezdim. Önemli olan sevgiyle birlikte olmak. Yoksa evlilik dediğin sadece mal mülk üzerine bir şey.

EVLATLIK ALABİLİRİM

* Çocuk özleminiz var mı?

Bir ara farkına vardım ki çok geç kaldım. Oysa ki hep genç anne olmak isterdim. İllaki Cem’e ve bana benzeyen bir varlığın olması çok önemli değil. Çok mutlu bir ortamda bir insanın yetişmesi önemli olan. Bunu yapmayı düşünüyorum. Ortada kimsesiz olan birçok bebek var. Bir ego tatmini olarak değil de bir başka insanın yaşamına katkıda bulunmak olarak görüyorum.

* Rıza Bey ölmüyor. Bundan sonra neler olacak?

Rıza ölmüyor geri geliyor ama başka bir Nezahat ile karşılacak şimdi. Kocasını yine seviyor ama artık çalışan, hayata daha farklı bakan bir kadın oldu Nezahat.

* Nezahat kızının hamile olduğunu öğrenince ne yapacak?

Çok sevinecek. Nezahat’e çocuk olsun, bebek deyin yeter ki.

* Bu diziyi çekerken bilmediğiniz gerçeklerle karşılaştınız mı?

Dudağımı uçuklatan detaylar öğrendim. Korkunç bir haksızlık yapılmış. Bu olayın karşılığı katiyen idam değil. Konuyla ilgili epey kitap okudum. Tutanakları okudum, birçok anı kitabı da okudum. Halen de okumaktayım.

HEM TİYATRO HEM SİNEMA

* Bir de tiyatro oyununuz ve Mart ayında vizyona girecek ‘Mutluluk’ adlı bir sinema filminiz var...

‘Mutluluk’ filminde konuk oyuncu gibiyim. Çok iyi bir öğrenim görmüş, zannedersem hiç çalışmamış, snop, yukardan bakan, çok zengin bir kadını oynuyorum. Tiyatro oyunumuz ‘Antiloplar’ ise Afrika’da geçen bir oyun. Bekir Aksoy ve Cüneyt Türel ile oynuyoruz. Bu sene tesadüfen Afrika’ya gittim ve döndüğüm günün ertesi sabahı bu rol teklif edildi. Işın Kasapoğlu’nun hazırladığı oyunu Aksanat’ta Cumartesi günleri sahneliyoruz.

‘Buhar çıkmasın diye ağzımıza buz alıyoruz’

* Bir dönem dizisi olduğu için çekimlerde zorlandığınız anlar oluyor mu?

İşin en zor tarafı hep Mayıs, Haziran, Eylül aylarını çekiyoruz. Masmavi gök ama adada kar yağıyor ve üzerimizde incecik şeylerle çekim yapıyoruz. İşte o çok zor oluyor. Buhar çıkmasın diye ağzımıza buz alıyoruz.

‘Annemin giysilerini giyiyorum’

* Nezahat çok şık giyinen bir kadın... Bu kıyafetleri nereden buluyorsunuz?

Dizide giydiğim birçok kıyafet annemin... Annem benden kısa boylu fakat, eskiden kadınlar etek, elbise diktiklerinde kumaşların fazla gelen kısımlarını kesmeyip pay olarak içine kıvırırlarmış. Annemin bütün kıyafetleri de böyle olduğu için uzatıp kendime uygun hale getirdim. Kısa gelenleri de başka oyuncu arkadaşlara veriyoruz. Tabii o dönemin kıyafetlerini eski Ses dergilerine bakarak çok ciddi bir araştırma yaparak hazırlıyoruz.

Bu akşam neler olacak? Ahmet nikahı engelleyecek mi?

Bir süre daha Amerika’da kalmaları kesinleşen Gürsoy ailesi paraya sıkışır. Ahmet para temin etmek üzere İstanbul’a doğru yola çıkar. Yasemin ve Necdet evlilik kararlarını ailelerine açmışlardır. Nikah, Kayseri Cezaevi’nde Rıza’nın huzurunda gerçekleşecektir. Yasemin’i İstanbul’da bulamayan Ahmet onun Kayseri’ye gittiğini öğrenir. Ahmet bu evliliğe mani olmak için peşlerinden gider.