| FİLM MÜZİKLERİNİN ÜÇ USTASI: KEMAL SAHİR GÜREL,
ERDAL GÜNEY VE HÜSEYİN YILDIZ: |
Hatırla sevgili'nin bizlere hatırlattıkları
Diziler konuşuldu, oyuncular tartışıldı, yönetmenler eleştirildi...
Diziler reyting yarışına girdi derken bir de bunlara jilm müzikleri
eklendi. Artık jilmlerin belirleyici noktası oldu müzikler. Çok da yeni değiliz
aslında biraz geçmişe gittiğinizde 2003 yılında yayımlanan ve müziğiyle
de ilgi gören Süper Baba dizisi vardı. Belki bugün ki gibi rağbet yoktu.
Bugün baktığımızda artık yarışan diziler değil müzikler olmaya başladı.
Uzun zamandır müziğe emek veren, besteleriyle de dillerden düşmeyen üç
ustadan söz edeceğiz: Kemal Sahir Gürel, Erdal Güney ve Hüseyin Yıldız.
Bu üç usta dönem dizisi olan Hatırla Sevgili'nin müziğini icra
ediyorlar. Adnan Menderes dönemini işleyen ve 8o'li yıllara kadar da
ilerleyecek olan Hatırla Sevgili dizisi müziğiyle de adından epey söz
ettirdi ve ettirmeye de devam ediyor. Dizinin yayınlanan son bölümündeki
Deniz Gezmiş görüntülerinin üzerindeki müziği duyunca da, o dönemleri
anımsamak, o günleri yad etmek kaçınılmaz oluyor. Yemin ve Dicle gibi
yeni dizilerin müziğine de birlikte imza atan Kemal Sahir Gürel, Erdal Güney
ve Hüseyin Yıldız ile Hatırla Seugili ve dizi müzikleri üzerine konuştuk.
» Dizi ya da film müziklerinin revaçta olduğu bir dönemdeyiz. Bir çok
dizinin yanı sıra bir dönem dizisi olan Hatırla Sevgili'nin müziklerini
de yapıyorsunuz, bu başlangıç sürecini anlatabilir misiniz?
Erdal Güney: Biz hayata hazırlıklı olmaya çalışıyoruz. Hem
siyasi kimliğimiz hem de yaptığımız işle ilgili. Bunları öngörebiliyor
muyduk diyecekseniz, ben kendi adıma hayır öngöremiyordum. Çünkü ben
bir taşra kasabasında küçük bir okul açıp orada hayatımı devam
ettirmek istiyordum. Araştırma yapmaya da devam edecektim. Kemal Sahir'inde
önerisiyle oluşturduk bu çalışmayı ve ekibi.
Hüseyin Yıldız: Geçen yıl Kemal ile Aşk ve Sürgün ve Hasret'in
eşlemesinde birlikte çalıştık. Tabi böyle bir şey düşünmüyorduk.
Ama bu sene yeni projeler ortaya konulurken Hatırla Sevgili'nin senaryosuna
baktığımızda hepimizin dağarcığında onu karşılayacak bir şeyler
vardı. Dönem filmi olduğu için Kemal'in çok da yabancı olmadığı bir
şey. Sıkıntı yaşamayacağımız düşünerek girdiğimiz bir proje.
Kemal Sahir Gürel: Evet. Daha önce dönem müzikleri yaptım. Kurşun
Yarası vardı, sinema filmi olarak yandım Ali Son Osmanlı gibi. Sinema müziği
yapmak tabii ki her anlamda farklıHatırla Sevgili de bir dönem dizişiydi.
Zor olan tarafı 1960'lardı. Çünkü 60'lara dair müzik olarak çok fazla
done yok. Ruhi Sular, Zülfü Livaneliler, Cem karacalar vs... Bunlar
1970'lerden sonra bir done olarak karşımızdaydı. Malzeme olarak ulaşacağımız
şeyler 1970'lerden sonra başlıyor.
» 1960'h yılları Hatırla Sevgili şarkısıyla anlatıyorsunuz zaten...
K.S.G: 1960'ları yazarken, senaristlerin ya da yönetmenlerin isteği üzerine
Hatırla Sevgili şarkısı önerildi. Onun üzerinden hareketle yola çıkıldı
ama sanat müziği ile kalınmadı sadece. Filmde nasıl eskitmeler yapıldıysa,
bizde müzikte eskitmeyi yapmaya çalıştık. Ortaya Hatırla Sevgili'den başka
bir şey çıktı. O açıdan bakıldığında 1970'le-re kadar olan bölüm
tatmin edici. 1970'lere gelindiğinde bizde müziğin evrimini bir şekilde
yansıtmaya çalışacağız.
» Senaryoyu önceden okuyor musunuz?
K.S.G: Tabii okuyoruz. Senaryoyu okumadan müzik yapmak zaten mümkün değil.
Bizim çalışma sürecimiz şöyle oluyor, biz ilk başladığımızda bir
iki bölümü ancak okuyoruz. Kabaca castları ve kişilikleri be-lirliyoruz.
Ve buradan hareketle genel bir saund oluşturmaya çalışıyoruz. Ama her bölümde
de ayrı ayrı müzikleri yerleştiriyoruz. Dolayısıyla her bölümde
senaryoyu okumak durumundayız.
» Erdal bey yıllardır beste yapıp söylüyorsunuz, dizi müziği
fikrini açabilir misiniz?
E.G.: Düşünce yeni değildi. Özellikle yurtdışında kaldığım dönemde
TRT'yi takip ediyordum. Bununla ilgili pratik bilgi sahibi olmak Türkiye'ye
geldikten sonra mümkün oldu tabi. İlk olarak Hilmi Yarayıcı ile birlikte
yaptığımız Unutulmayan adlı filmin müziklerini yapmıştık. Onun dışında
Hasret, Aşka Sür-gün'de müzik eşlemesi, Esir Kalpler'de müzik tema beste
katkısı onun dışında da hem müzik eşleme hem de beste ile Hatırla
Sevgili dizisine katkıda bulunuyorum.
Dizi muzıgı reytinglerde etkili
» Dizi müzikleri son yıllarda bir popülerlik kazandı, müzik diziye ne
katıyor sizce?
E.G: Müzik sonuçta sektör olarak sinemaya yaklaştı, hem korsam ile
ilgili hem de teknolojinin getirdiği ihtiyaçlara göre değişme var. Bizde
yeni bir durum gibi görülebilir ama 70'li ve 8o'li yıllarda Türk sinemasında
da yoğun olarak şarkılar kullanılıyordu. Biz de çok bilinçli ve
tercihli gittiğini sanmıyorum. Türkiye'de çok kurumsal işleyen bir iş değildir.
Örneğin bir diziye müzik koyarsınız, tutar, ondan sonra herkes onu
yapmaya çalışır. İşin bu yönünden baktığınız zaman müzik diziye
çok şey katmış olur. Ama sinema diliyle müziğe baktığınız zaman, müzikte
kendine özgü anlatım dili vardır, görselle buluştuğu andan itibaren
kendi castınızı oluşturursunuz orada. K.S.G: Müzik mutlaka filmi
etkileyen unsurlardan biri. Bir filmin konusu ya da karakterleri yanına bir
şey eklense diziyle alakalı ya da alakasız diziyi belirli bir noktaya
getirebiliyor. H.Y: Sinema da bir dil neticede, en önemlisi de müzik. Duygu
olmadan da müziği icra etmek zor.
Eylem içinde her şey olur
» Müziklere müdahale oluyor mu?
K.S.G: Uyumluyuz. Fakat genelde müzisyenin hissettiği kadarını kimse
hissedemez.
H.Y: Eylem içinde her şey olur. Çatışma da olur uzlaşma da. Biz
uyum içindeyiz ama.
» Sevdiğiniz film müzikleri?
K.S.G: Livaneli'nin Yer Demir Gök Bakır... Biraz daha geriye gittiğimizde
Selvi Boylum Al yazmalım görüntüyle bütünleşmiş müziklerdi. Erkan Oğur'uda
unutmamak lazım.
E.G: Uçurtmayı Vurmasınlar, basit bir tema vardır orada ve o temayı
toparlamıştır müzik. Müziği çıkardığın zaman bazen anlamsız bile
gelebiliyor filmler.
» Görsele müzik icra etmek için okul şart mı?
E.G: Türkiye de konservatuvarda durumu belli. Batıda görüntü üzerine
yaratıcılık var. Türkiye'de de şart diye düşünüyorum.
'Memleket ve Düş,' Deniz Gezmiş için
» Televizyon bir anlamda popüler kültür, yaptığınız müziğin bu
ortamda tüketilmesinden ve unutulmasından dolayı bir kaygı taşıyor
musunuz?
K.S.G: Düşündüğümüz zaman diziler sadece reyting için yapılıyor.
Ama biz bu güdüyle hareket eden bir müzik ekibi değiliz. İşin sanatsal
yanını bir yana bırakmıyoruz. Dolayısıyla asıl üretken olunacak yer
sinema. Tabii biz eğer dizilerin dışında kendi alanımızda bir şeyler üretmeye
çalışmazsak, yok olup gitme tehlikesi var.
E.G: Burada benim açımdan tekil düzeyde dizi müzikleri yapanlar
kendilerini popüler kültür içinde tarif etmek istemezler. Verimliliklerini
ortaya koymaya çalışırlar. Bu temelde dizilerin toplamı reyting ve
reklamla ilişkili.
» Özgün müzik çalışmalarının içinde bulanan, belirli siyasi birikime
sahip müzisyenler olarak baktığınızda, dizi müziği yapmak
dinleyicileriniz arasında kırgınlık yaratmış olabilir mi?
E.G: Herkes her şeyi söylüyor, insanların üretim sürecinde elinde
tuttuğu güç neyse onla değerlendirilmesi daha makuldür. Siz nerede nasıl
durduğunuzun koşullarını sizi dışarıdan insanların görmek istediği
yerden davranamazsınız.
K.S.G: Bizim yaptığımız müziği başkaları belirlemiyor. Geçmişte
de biz yapıyorduk bugünde biz yapıyoruz. Tabii ki geçmişteki gibi yapmıyoruz
şimdiki müziği. İnsanların kafasında isimlerimiz bir kimlik oldu. İçinde
olduğumuz o sürece bakıldığında da o motif yerini bulmuyor, resimden
kopmuş gibi algılanıyor. Sürekli olarak gördükleri yerde kalsın
istiyorlar. O da mümkün değil.
E.G: Durduğumuz yer bizi başkalaştıran yer olamaz hiçbir zaman.
Kendimizi ifade etme şansımız var ve devam ediyoruz.
H.Y: Popüler kültür kaliteden ödün vermeden yaparsak hangi araçları
kullanacağımız ve bunlar kitle iletişim araçlarıysa ve bunları red
edersek insanlara nasıl ulaşacağız.
Az önce tercihlerimiz var dediniz, özgür müsünüz seçimleriniz
konusunda?
K.S.G: Ruhumuzla bütünleştiğini hissetmediğimiz projede yer alamayız.
Sonuçta hayatın bir yerinde duruyoruz. Örneğin Kurtlar Vadisi'nin müziğini
yapmayız.
» Son yayınlanan bölümde Deniz Gezmiş de filme dahil oldu. O görüntüler
üzerine yaptığınız müzik nasıl ortaya çıktı?
Biz her şeyden önce Deniz'i anlatan türkü değil de, o dönemi ifade eden
bir şarkı olsun istedik. Yoksa Deniz'i anlatan. Deniz'in sevdiği çok türkü
var.
Ortada bir idam olayı var, sonuçta bir insan, bırakın politik görüşünü,
boynunda bir ip görmek insani gelmiyor tabii ki. Denizlerin yaşam arzusu,
hayatı daha yaşanılır kılmak için verdikleri mücadele ve sonra bu uğurda
ölmeleri, işte bunu anlatan bir türkümüz var. Sözleri İbrahim Karaca'ya
ait bestesi de Hüseyin'in. Memleket ve Düş.
BİRGÜN Gazetesi - 06.05.2007