| Bir senaristten 27 Mayıs MELİS D. ÇALAPKULU |
--------------------------------------------------------------------------------
Menderes döneminden başlayarak yakın tarihimizi anlatan Hatırla Sevgili dizisinin senaristlerinden Nilgün Öneş, 27 Mayıs için "Halk önce bir çeşit dikta yönetiminin devrilmesinden sevinç duydu, ancak idamlardan sonra büyük üzüntü yaşandı," diyor..
- 27 Mayıs 1960 sizin yaşamınızı nasıl etkilemişti?
- Ben o zaman sekiz yaşındaydım. Ama evdeki heyecanı hatırlıyorum. Benim
hem amcam hem dayım İşçi Partiliydi.
- Sol görüşlü bir aileydiniz yani.
- Evet. O yüzden de hep ailenin içinde bizzat yaşandı olaylar. Dayım içeri
alındı, bir süre kaldı. Babam da devlet memuruydu, görürdük, damgalı
mektuplar filan gelirdi eve. Bizim için bu ilginç bir şey tabii. Devlet
memuru bir babanın çocuklarıyız, ayrıca belli politik görüşleri olan çok
yakın akrabaların fikirleri ve yaşadıkları var. Ben ve kardeşim, çok
farklı cephelerden gördük olayları. Demokrasinin nasıl bir şey olması
konusunda belli fikirlerimiz oluştu o yaşlardan.
- Hatırla Sevgili, Türkiye'de çok önemli bir döneme denk geldi aslında.
Yine asker açıklamalarının yapıldığı, darbe korkularının yaşandığı
bir döneme...
- Evet, bu çok büyük bir tesadüf oldu. Ve gördük ki tüm bunlar bizim
geleneğimiz gibi. Bizimki çok genç bir Cumhuriyet ve bütün bunların sancıları
yaşanıyor bence hâlâ. Bu dizinin senaryosunu yazan biri olarak, her taraftan
bakmaya çalışıyorum ben şimdi. Mesela eskiden sağcılarla ilgili çok önyargılarımız
vardı ama şimdi dizide Yaşar diye sağcı bir karakterimiz var ve onu
seviyoruz.
- 27 Mayıs dönemini çok araştırmış, incelemiş biri olarak dönemin
genel bir portresini çizer misiniz?
- Bir kere 27 Mayıs'a ihtilal deniyor. Bir bayram sevinciyle karşılanmış.
Çünkü, iktidarda olan insanlar bir sürü hata yapmışlar. Neredeyse diktatörlüğe
varan noktalara gelmişler. 6-7 Eylül olayları vs. Bütün bunların arkasından
elbette bir isyan duygusunun yükselmesi olağandır. İşte tam o noktada, bu
ihtilal olmadan önce seçim olsaydı, her şey çok farklı olacaktı bence.
- Yani "Menderes geri adım atsaymış," diyorsunuz.
- Evet. Onun da bence tarihi bir hatası bu. Seçim olabilseydi zaten büyük
ihtimal Demokrat Parti kaybedecekti. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara gelecekti.
Öyle olsaydı, biz bugün başka bir noktada olabilirdik. Orada demokratik
anlamda Türkiye'yi kesintiye uğratan bir durum var çünkü.
- O günden bugüne baktığımız zaman, bugün de yapılan spesifik yanlışlar
neler sizce?
- Ben şöyle düşünüyorum; halk kendini yönetmesini istediği
insanları seçiyor. Burada halkın hatasını göz ardı edemeyiz. Yani başımızda
birileri varsa, onları biz seçtik. O zaman doğru insanları seçelim. Bizler
Menderes'i eleştiriyoruz ama ondan sonra onu aratacak politikacılar yaratıyoruz
içimizden. Oy veriyoruz onlara. Geleneksel olarak, hep bizi idare edenlere
hataları yüklemek yerine toplum olarak biraz dönüp kendimize bakmamız
gerekiyor bence. Çünkü onlar da bizim yansımamız. Toplum olarak kalkındığımız
noktada, yönetimdeki insanların yapısı da değişecek sonuçta. Son dönemde
ortaya çıkan bu sivil toplum inisiyatifi vs., bunlar zaten demokrasinin
olmazsa olmazları. Ama bizde çok yeni başladı.
- O döneme dair sizin en çok ilginizi çeken olay ya da durum neydi? - Fikir ayrılıklarına rağmen insanların henüz tam düşman saflarında olmamış, saf halleri. Onu biraz Rıza ile Şevket karakterlerinde gösterdik. Çok kızıyorlar birbirlerine ama bir nezaket söz konusu aralarında. Şimdi futbol takımları arasında bile çok büyük düşmanlıklar görüyoruz. Yani o dönem daha başka bir toplum varmış, çok nahif bir toplummuş. Ayrıca sanki şimdikinden biraz daha ileriymiş. Sanıyorum yeni bir Cumhuriyet'in sevinci henüz kaybolmamış o kuşakta. Ve yüzyıllara yayılmış Anadolu kültürüyle İstanbul kültürü birleşmiş, başka bir şeye dönüşmüş.
- Halkın siyasete katılımı ne şekildeymiş?
- Sanki o zaman daha çok siyasetle ilgililermiş gibi geliyor bana. Çünkü
benim teyzelerim var, onların hayatlarına bakıyorum, onların hepsi hâlâ
Cumhuriyet okurlar, hâlâ politikayla ilgilidirler. Çünkü her şey onların
gözü önünde olmuş.
- O darbeyi halk da istiyor muydu o dönem?
- Büyük bir kesim bence bunu desteklemiş. Bayram sevinci bu yüzden yaşanmış.
Bununla ilgili çok belge ve bilgi geldi elimize. O subaylar, kahraman kabul
edilmiş. Ama sonra bence idamlarla ilgili bir acıma ve üzüntü hissi oluşmuş.
Benim algım bu yönde...