| BUGE CANKAT - GÜNAYDIN |
CHP'li ama DP'linin metresini oynuyor
atv'nin Adnan Menderes dönemini anlatan 'Hatırla Sevgili' dizisinde karşımıza 'Şarkıcı Keriman' olarak çıkan Şahnaz Çakıralp,
seyircinin rolünü seveceğinden emin: Metres hayatı yaşaması nedeniyle kötü bir
karakter zannedilebilir ama Keriman sevgiye aç. İzleyici bunu anlayacak.
İki yıl önce CHP Parti Meclisi üyeliğine seçilen Şahnaz Çakıralp; Adnan
Menderes dönemini konu edinen atv'nin 'Hatırla Sevgili' dizisinde şarkıcı Keriman rolüyle karşımıza çıktı. Üstelik de Demokrat Partili
Rıza Bey'in metresi olarak! Rolü icabı Demokrat Parti'ye yakın bir duruş sergilese de,
gerçekte durum farklı. "DP ve Menderes demokrasiden uzaklaşmıştı, 27 Mayıs
ihtilal yönetiminin yaptığı 61 anayasası şimdiye dek yapılmış en demokratik
anayasadır" diyen Çakıralp, siyasi duruşunun sanatçı kimliğinin önüne geçmediğinin de altını çiziyor: "Politikayı geçim yolu olarak
görmüyorum. Kendi donanımlarımla ülkeme ne kadar fayda sağlayabilirim diye bu
partide
yer alıyorum..."
* 'Hatırla Sevgili' 60'lı yıllarda geçen, içinde siyasi olayların da olduğu
bir dönem dizisi... O dönemler size cazip geliyor mu?
Her şey gerçekten çok farklıymış o dönem... İnsan ilişkileri, kadın-erkek
ilişkileri, sohbetler... Daha samimiler, daha saygılılar, çok daha hoş bir ortam var. Ama sorarsanız 'O dönemde yaşamak ister miydiniz?' diye;
ben
50'ler, 60'lar diye ayırmıyorum çünkü her dönemin kendi koşullarına göre iyi
tarafları var kötü tarafları var. İlla ki 60'larda yaşamak isterdim diyemem,
1800'ler de de yaşamak isterdim. Ben açıkçası dünyaya geldiğim
için çok mutluyum!
* Politikayla ilgili bir sanatçı olarak, o dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?
27 Mayıs 1960 ihtilali demokrasiden yana bir ihtilaldir. İhtilal demokrasiyi tekrardan kurmak amacına yönelikti. Tabii ki idamların olmaması
gerekiyordu, siyasi idamları kabullenmek mümkün değildir ancak 27 Mayıs'ın
haksız yapıldığını savunmak da zordur. Çünkü o dönem DP ve Menderes demokrasiden
uzaklaşmıştı, sert ve hukuk dışı önlemler almaya başlamışlardı, basın
hürriyeti ortadan kalkmıştı. 27 Mayıs ihtilal yönetiminin yaptığı 1961 yasası şimdiye kadar yapılmış en ileri, en demokratik anayasadır.
* Dizide DP'li Rıza Bey'in metresi, şarkıcı Keriman'ı oynuyorsunuz...
Keriman, anne-babasız büyümüş ancak bütün olumsuzluklara rağmen çocukluğunu
mutlu bir çocukluk olarak hatırlıyor. Ama çocuklu ailelere karşı bir özentisi var, öyle bir hayatın içinde olmak istiyor. Rıza'ya olan
sevgisi de
bir aileye duydugu özlemden. Şevkate ve sevgiye çok ihtiyacı var. Bunun altında bir yuvayı yıkmanın suçluluğu da yatıyor. Hayatında
Rıza'yı bir güvence olarak görse de, onu sevdiğini çok sonra anlayacak. Onlar,
Menderes-Ayhan Aydan aşkının bir suretini yaşayacaklar. 60'lı yılları ve o
dönemi çok iyi biliyorum. Menderes-Ayhan Aydan aşkı üzerine de en son Can Dündar'ın 'Yüzyılın Aşkları' isimli kitabını okudum. Ama Ayhan
Aydan'la ne fiziksel, ne de yaşam biçimi olarak hiçbir benzerliğim yok. Gösteri
dünyasının değişimini, hırsın izini, Keriman kimliğinde süreceğiz. Aslında
ilk bakışta kötü bir karakter gibi duruyor; sonuçta evli bir erkekle birlikte ama seyirci onun sevgi ve şefkat ihtiyacını çok iyi
anlayacak ve sevecek.
* Şimdilik rolünüz az... İleride artacak mı?
Evet. Ben dördüncü bölümde diziye girdim, yedinci bölümden itibaren de rolüm
epeyce artıyor. Keriman, 68'lere gelindiği zaman Türkiye'nin en parlak, en meşhur ses sanatçılarından biri oluyor. Bu kızın diğer
karakterlerle de
ilişkileri, bağlantıları da olmaya başlayacak...
Aslında ben çok tercih edilen bir oyuncuyumBen aslında çok tercih edilen bir oyuncuyum. Türkiye'nin gelmiş
geçmiş en büyük tiyatro sanatçılarıyla aynı sahneyi paylaştım. Ama özel
yaşantım ve oyunculuk hayatımda çok seçiciyim. Mesela bu yıl Metin Serezli'nin
rol aldığı 'Kaçamak' oyununda oynamam için teklif geldi, rolü beğenmediğim için
kabul etmedim. Ama 'Hatırla Sevgili'yi duyar duymaz içinde olmak istedim. Bir dönemi anlatan çok iyi hazırlanmış bir proje bu...
Sanat ve sanatçıya önem veren bir partinin üyesiyim
* Ben oyunculuktan politikaya transfer olmadım!Ben bir tiyatro sanatçısıyım
ve bununla yaşamımı sağlıyorum. Politikayı geçim yolu olarak görmüyorum ve
görmem de... Partiye üye olalı 4 yıl oldu, 2 yıldır da parti meclisindeyim.
Seçildiğim dönem, siyasi kimliğim oyunculuğumun önüne geçti zannedilmiş
olabilir.
* Ben bir sanatçının diğer meslek sahipleri gibi politikayla ilgilenebileceğini düşünüyorum ve bunu da savunuyorum. Zaten
siyaset her bireyin aktif olarak rol alsın almasın, içinde bulunduğu bir olgudur. Bunu
bir vatandaşlık görevi olarak da algılıyorum.
*Benim bir birikimim, bir kültürüm var. Kendi donanımlarımla ülkeme ne kadar
fayda sağlayabilirim diye ben bu partide yer alıyorum. Ben herhangi bir partide de değilim; sanata ve sanatçıya değer veren, Cumhuriyet'in
ilkelerini savunan, büyük önder Atatürk'ün kurucusu olduğu bir partinin üyesiyim. Bununla da gurur duyuyorum. Sanatçı arkadaşlarım da beni
destekliyorlar.
Başarılı sanatçının reytingi olacak diyebir kural yok!
* Ben sanatçının reytingi olduğu kanısında değilim. Bu TV dizileri ve programları için geçerlidir. İzleyenlerin ilgisini çekmiş,
hoşuna gitmişse o dizi veya program reyting alır. Ayrıca sizin başarılı olmanız,
iyi bir sanatçı olmanız, reytingi yüksek biri olacağınız anlamına gelmez. Çok iyi
bir sanatçısınızdır ama star değilsinizdir. Starsınızdır ama sanatçı değilsinizdir. Bunlar çok farklı kavramlar...
* Kötü bir senaryoda ve kötü formatlı bir programda sanatçı ne kadar ünlü
veya iyi olursa olsun o yapımın reyting alması mümkün değildir, ki bunun örneklerini yakın zamanda gördük...
*Eğer sanatçı magazine konu olmuyorsa oyuncu tercihlerinde aleyhte bir faktör oluyor. Ben işinizi doğru ve hakkıyla yaparsanız, geç de
olsa doğru yerlere gelebileceğinize inanıyorum. En azından benim için böyle
oldu.